Ana içeriğe atla

ALAÇATI YAŞAMAK 2

1964 yılında ilkokulu bitirince terzi çıraklığı ile hayata atıldım. 26 sene beldemizde terzilik yaptım. 1982 yılında Alaçatı 4500 nüfuslu küçük bir kasabaydı. Dükkânım da camiye yakın olduğu için vakit namazlarını camide kılıyordum. O tarihte Camideki imamın tayini çıkınca, müftülük imam tayin etmekte sıkıntı yaşadı. O zamanın Çeşme Müftüsü dükkânıma gelerek, yeni imam gelinceye kadar cami cemaatine namaz kıldırmamı istedi. Zira bu konuda çocukken bir eğitim almıştım. Ayrıca cenaze yıkamayı ve mevlit okumayı da bilirdim. Bu nedenle Müftü Bey beni Alaçatı Pazaryeri cami imamlığı ile görevlendirdi. Ben de 2 ay fahrî olarak bu görevi yürüttüm. Yeni imam görevine başlayınca da emaneti kendisine devrettim. Bütün bu ve benzer hayır işlerini hep severek yapmışımdır. 1990 yılında Alaçatı Belediyesi meclis üyeliğine seçildim. İlk meclis toplantısında da arkadaşlarım beni belediye başkan vekilliğine uygun gördüler. 2 yıl belediye başkan vekilliği, 5 yılda meclis üyesi olarak Alaçatı ya hizmet ettim. Belediye başkan vekilliği görevim sırasında Alaçatı da okula giden öğrenciler ders kitapları ve kırtasiye bulmakta sıkıntı yaşıyorlardı. Bunun üzerine bir gün ben terzi dükkânımda kalfa olarak çalışan arkadaşıma “dostum bu terzi dükkânını devrediyorum bana bunun parasını çalış öde dedim. “ Ben Alaçatı ya bir Kitabevi ve kırtasiye dükkânı açmak istiyorum diyerek arkadaşıma dükkânımı teslim ettim. Bu kararımı verdiğim gün, okulların 1990–1991 eğitim-öğretim yılına başlamasına bir ay gibi kısa bir zaman vardı. Bir marangoz arkadaşım dükkânın raflarını 1 hafta gibi kısa bir zaman da yapıp, sezona yetiştirdi. O yıldan itibaren çocuklar kitap ve kırtasiye ihtiyaçlarını benden temin etmeye başladılar. Hem Kitabevi çalıştırıyor, hem de meclis üyeliğine devam ediyordum. Bu arada, Alaçatı’nın eğitimine ve kültürel gelişimine, hem bir işletme sahibi, hem de belediye meclis üyesi olarak nasıl katkıda bulunurum diye düşünüyordum. Neden Alaçatı da imza günleri düzenlenmesin deyip, ben de Alaçatı’da imza günleri düzenlemeyi düşünmeye başladım. İlk imza günümüze İzmir’li Çocuk kitapları yazarı Mevlüt Kaplan‘ı getirdim. Yeni yapılan Alaçatı kültür merkezinde yazarımız ile hem imza günü yaptık hem de söyleşi. Yazarımıza Alaçatılı ilköğretim okulu öğrencilerinin 2 sorduğu sorular ve O’nun çocuklara verdiği cevaplar, beni çok heyecanlandırıp umutlandırdı. 5 Temmuz 1995 yılında ünlü yazarlarımızdan Aziz Nesin’i imza ve söyleşi yapmak için Alaçatı ya davet ettim. Aziz Nesin 5 Temmuz 1995 yılında Alaçatı da okurları ile buluştu. Ve çok yorgun olmasına rağmen 200 adet kitap imzaladı. Ama ne talihsizlik ki, Aziz Nesin imza töreninden sonra misafir kaldığı otelde geçirmiş olduğu kalp krizi sebebi ile rahatsızlanarak hayatını kaybetti. Bu vesile ile biz de her yıl Dost Kitabevi olarak, Aziz Nesin i anıyoruz. Aziz Nesin’i pek çok ünlü yazar ve konuk ile andık. Ayrıca yaz aylarında düzenlediğimiz imza günlerinde Gülten Dayıoğlu, Muzaffer İzgü, Hüseyin Yurttaş, Selim İleri, Hıcal Uluç, Tuna Kiremitçi, Zeynep Oral, Uğur Dündar, Ali Poyrazoğlu, Ayşe Kulin, Nihal Yeğinobalı, İpek Çalışlar Elif Şafak, Nermin Bezmen, Ender Saraç, Salim Kadıbeşigil gibi ünlü yazarlarımızı Alaçatı’lı kitap okurları ile buluşturmayı başardık. Hali hazırda kitap ve kırtasiye işlerimize devam etmekteyiz.Kalın sağlıcakla...

15.05.2010 "Alaçatım" Gazetesi'nde yayımlanan yazım


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ALAÇATI’DA YAŞAMDAN KESİTLER

                   ALAÇATI’DA YAŞAMDAN KESİTLER 1960 lı yıllar. Alaçatı Belediye’sine ait elektrik santrali vardı. Bu gün halk Pazarı kurulan dutlu caddeden yürüyerek bir kilometre sonra vardığımız. Alaçatı şehitlik parkı, yaklaşık 15 dönüm bir alanı olan yüksek taş duvarlarla etrafı çevrilmiş, içinde palmiye ağaçları, kurtuluş savaşında canlarını bu vatan için seve seve vermiş şehitlerimizin anıt mezarları. Etrafında yüzlerce çeşit çiçekler, mis gibi kokuyor. Duvarların üstüne sarılmış sarmaşıklar. Sarmaşıkların bir kısmı beyaz bir kısmı mor renkte açmış. Renklerin güzelliğinden ve kokusundan ayrılamazsınız. Şehitlik bahçesinin yan tarafındaki Karagöz tepeye giden yol kıyılarındaki geniş hendekler dokuz köprülerden taşan sular hendekleri doldurmuş. İçinde yeşil kurbağalar, küçük büyük Kaplumbağalar, küçük kefal balıklar. Temiz suda dans ediyorlar. Sürülmemiş tarla sınırlarında deniz börülceleri. Diz ...

ALAÇATI’NIN KIŞ UYKUSU

  Mart ayının ortasına geldik. Ekim ayının sonunda meyhaneler, barlar ve eğlence mekânları kapılarını kapatır. Böylece Alaçatı yavaş yavaş sessizliğe bürünür ve kasaba uzun bir kış uykusuna bırakılır. Sokakların gürültüsü diner. Işıklar azalır. Rüzgâr taş evlerin arasından daha rahat dolaşır. Yine de birkaç sulu yemek lokantası vardır ki, ekonominin zorluğuna rağmen ocağını söndürmez. Mücadele eder, kapısını açık tutar. Alaçatı’da kalanlara bir tabak sıcak yemek ve bir selam vermeye devam eder. Kış aylarında sokaklar sessizdir. İnsan görmeye hasret kalmış gibidir. Eskiden köşe başlarında yapılan sohbetler azalır, kahkahalar seyrekleşir. Kasaba sanki kendi içine çekilir. Ben ise bir kitapçı esnafı olarak dükkânımı yılın 365 günü açtım. Kış uykusu olsa da kapımız kapalı kalmadı. Bazen bir okur uğradı. Bazen yalnızca rüzgâr kapının önünden geçti. Ama dükkânın ışığı hep yandı. Şimdi Mart ayının ortasında o bilindik hareket yeniden başlıyor. Mekânlar kapılarını açmaya hazırlanıyor...

SİYASETTEN KEYİF ALDIĞIM YILLAR

                                   SİYASETTEN KEYİF ALDIĞIM YILLAR   Alaçatı’nın bakir olduğu, ovaların ekildiği, halkının gece gündüz çalışarak geçimini kazandığı yıllardı. 1968-1976 yıllarında Alaçatı Belediye Başkanı olan Lütfü Koparal makamına giderken tüm esnafı selamlar, belediyeye öyle giderdi. Makam arabası yoktu. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel Lütfü Koparal’ı çok severdi. Kendisini ziyarete gittiği zaman “Kennedy Lütfü” diye hitap edermiş. Bu anısını Lütfü Koparal’ın bizzat kendisinden dinlemiştim.   Lütfü Başkanın üstü açık bir cipi vardı. Alaçatı’dan Ildırı Köyüne kadar uzanan mücavir alanı teftiş etmek için kullanırdı. 1976 yılında yapılan ara seçimde Cumhuriyet Halk Partisi adayı Abdurrahman Keskin yerel seçimi kazanmıştı. Abdurrahman Keskin de halkla barışık bir başkandı. Yalnızca halk günlerinde değil, her ...