Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ESKİ RAMAZAN SOFRALARI!

Teravih   namazını kıldıktan sonra eve gider, evde ailemizle beraber ramazan sohbetleri ederdik .Yatma vakti geldiğinde ben anneme: “Anne ne olur   sahura beni de kaldır. Olur mu? Bak kaldırmazsan küserim sonra” Her seferinde yalvar yakar olurdum anneme. Saatlerce dil döker, annemden:   “Tamam kaldıracağım!” sözünü aldıktan sonra bir an önce uyumaya bakardım. Bir an önce uyumalıyım ki sahurda kolaylıkla kalkabileyim. Kimi zaman annemin uyandırmasına bile gerek kalmaz davulun sesini duyar duymaz yataktan fırlayıp, soluğu pencere kenarında alırdım. Yüzümü cama dayar, (ne dayaması, adeta camla bütünleşir) biraz korku, biraz da sevinç karışımı bir duyguyla davulcunun her hareketini soluksuz izlerdim. Korkardım; çünkü gecenin zifiri karanlığında, el fenerinin cılız ışığı öylesine oyunlar oynardı ki, davulcu, Musa Amca ve Gırnatacı Memiş Usta, karşı evin duvarına yansıyan gölgeleriyle “Gulyabani” gibi üzerime üzerime gelirlerdi. Sevinirdim; çünkü her gece ramazan sahuru için ay...

ESKİ RAMAZANLAR

 Anılar yolculuğuna hazır bir zihinle, eskileri yad etmek geleneğini taze tutmalı diye düşündüm. Eskileri hatırlamak, şimdiki zamanın üstündeki görünmezlik etkisini kaldırıyor. Yaşadığımız zamanın koşturması, telaşı, gelecekte yad edilecek anıların gözden kaçmasını engelliyor. Daima her süreçten güzel hatıralar toplamayı bilmeli... Hatıraları güzelleştirmek  ve bu birikimi zihnimizde kalıcı kılacak gücü bulmak için hep eskileri anımsarız. Şimdiki zamana kuvvet olur, çoğu zaman da fark etmemizi sağlar; yaşadığımız zamanın görünmez güzelliklerini... Ramazan aylarını anımsadım çocukluğumdan zihnimde kendine yer bulan.Evde akşama doğru hızlanan tatlı bir koşturma var ise bir de sofra etrafında toplanmak için akşam ezanını bekliyorsak ramazan ayının evimizi şereflendirdiğini anlardım.Sahurda annem muhakkak uyandırırdı beni,oruç tutacak kadar büyümesem de annem sahura kalkmanın alışkanlığını ve o tarifsiz hazzını bana yaşatırdı.Küçük ruhum, gecenin sabaha yaklaşt...

ALAÇATI’DA KADIN TERZİLERİ

1965 yılının Şubat ayında terzilik mesleğime başlamıştım. İlkokul çağlarımda Rıza Dayımın evine giderken Mehmet Karabina’nın evinin balkonunda bir hanım ve yanında iki tane genç kız balkonda oturmuş ellerinde kumaşlar dikiş dikerken onları seyrederdim. Adını sonradan öğrendiğim Rahmetli Mehmet Karabina amcanın kızı Benal Öğütkan abla, yanında iki genç kızı çırak olarak çalıştırıyor olduğunu öğrenmiştim. Alaçatı’daki erkek terziler genelde kadınlara dikiş dikmezlerdi. Nedeninin kadınların erkek terzileri tercih etmediklerinden olduğunu düşünüyorum. Ben terzilik mesleğime başladıktan sonra Alaçatı’da kaç tane erkek terzisi ve kadın terzisi var olduğunu merak etmiştim. Erkek terzileri önceki yıllarda bu köşemde yazmıştım. Bugün evimde başka bir yazımı yazarken neden Alaçatı’daki kadın terzilerini yazmadım diye kendime inanın çok kızdım. Bugün oturdum ve Alaçatı’daki kadın terzilerimizi yazmaya başladım. Rahmetli Benal Abla ilk aklıma gelenlerdendi. Çünkü yolumun üzerinde en sık gördüğüm b...

ALAÇATI’NIN İLK OTELLERİ

1952 doğumluyum. Okuma yazmaya başladığım yıllarda Alaçatı Pazaryeri Cami’nin karşısında dükkanların birisinin köşesinde kıyıları ahşap, ortası teneke olan bir tabela okumuştum: “KISMET OTELİ”. Beyaz, Alaçatı taşından yapılmış yola bakan balkonda bir bir amca ve eşi otururdu. İmrenirdim kendilerine. İkisi de yaşlılardı bana göre. Sonradan adını öğrendim “Hasan Çetin”miş. Otelin altında iki dükkân vardı. Dükkânlardan bakkal olanı oğlu Ahmet Çetin, tuhafiye olanı küçük oğlu Salih Çetin işletiyordu. Ben Hasan Beyin torunlarının birçoğuyla arkadaştım. Torunları bu bizim dedemizin oteli derlerdi. Okulumu bitirdikten sonra terzi olmaya karar vermiştim. Hasan beyin oğlu Ahmet Çetin’in çocuklarıyla dükkânımız çok yakındı. Akşam eve gitmeden önce terzi dükkânına uğrarlar ve geç saatlere kadar muhabbet ederdik arkadaşlarla. Hasan bey son yıllarda artık yaşlanmıştı. Otele müşteri geldiği zaman müşteri bizim terzi dükkânına gelir ve bize “Otel kapalı. Biz kapıyı vurduk ama açan olmadı” deyince tor...