Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Eylül, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ALAÇATI’DA YAŞAMDAN KESİTLER

1960 lı yıllar. Alaçatı Belediye’sine ait elektrik santrali vardı. Bu gün halk Pazarı kurulan dutlu caddeden yürüyerek bir kilometre sonra vardığımız. Alaçatı şehitlik parkı, yaklaşık 15 dönüm bir alanı olan yüksek taş duvarlarla etrafı çevrilmiş, içinde palmiye ağaçları, kurtuluş savaşında canlarını bu vatan için seve seve vermiş şehitlerimizin anıt mezarları. Etrafında yüzlerce çeşit çiçekler, mis gibi kokuyor. Duvarların üstüne sarılmış sarmaşıklar. Sarmaşıkların bir kısmı beyaz bir kısmı mor renkte açmış. Renklerin güzelliğinden ve kokusundan ayrılamazsınız. Şehitlik bahçesinin yan tarafındaki Karagöz tepeye giden yol kıyılarındaki geniş hendekler dokuz köprülerden taşan sular hendekleri doldurmuş. İçinde yeşil kurbağalar, küçük büyük Kaplumbağalar, küçük kefal balıklar. Temiz suda dans ediyorlar.Sürülmemiş tarla sınırlarında deniz börülceleri. Diz hizasına gelmiş turp otları sarı filiz vermiş. Yemyeşil mis gibi doğa kokusu. Altın dişli Mehmet yasemin, Eşşegine pulluk ve hamutu sar...

ANILAR BURAM BURAM!

1970 yılının Mayıs ayıydı. Henüz 18 yaşıma girmiştim. Geçimimizi ziraatla sağlıyorduk. Kendimize ait olan tarlalarımız vardı. Ama bu tarlalarımız yeterli olmadığından, Fevzi Eniştem’den Liman Ovası’nda bulunan tarlalarını kiralıyorduk. Yine günlerden bir gün Liman Ovası’nın yamacında bulunan tarlada tütün dikmek için nadaslama yapmak üzere tarlayı sürmeye gitmiştim. Tarla üç dönüm olmasına rağmen ikindi olmadan, sürme işi bittikten sonra öküzleri boyunduruğundan serbest bırakıp tarla kenarlarında otlamaya bıraktım. Hayvanlarım sınır kıyılarında iştahlı iştahlı karınlarını doyururken, ben de kendimi büyük zeytin ağacının dibine otururup Liman Ovası’nı seyretmeye başladım. Gözünüzün alabildiğine buğday tarlaları bazıları nadasa bırakılmış toprak rengi, ta uzaktan göğün mavisine kavuşuyor sanki. Buğday tarlaları bitip ufkun başladığı yere gidebilse, başaklarla çizilmiş ufuk çizgisini göğüsleyebilse, dünyanın sonuna varacakmış gibi.Mavi yeşil Çark Denizi güneyden kopup gelen bahar rüzgârla...

Aziz Nesin, son kitabını burada imzaladı

Aziz Nesin, son kitabını burada imzaladı Ömer Önal'ın sahibi olduğu Alaçatı Kitabevi, Alaçatı'daki tek kitapçı, turistlere yönelik olmayan ender mekânlardan. Önal, Alaçatı'ya ismini veren bir ailenin mensubu. Dindar ama meraklı bir çocuk olarak yetişen, 25 yıl terzilik yapan Ömer Bey, açmış olduğu kitapçı dükkânından sonra birçok önemli ismi de, henüz bu kadar bilinen bir yer değilken, Alaçatı'ya getirmeyi başarmış... Aziz Nesin'in imzaladığı son kitabın fotoğrafı...           24 May 2018 07:43 Adem Erkoçak    aerkocak@gazeteduvar.com.tr DUVAR  – Alaçatı, artık turistik bir belde. Turizm patlamasından önce ise tarımla geçinmeye çalışan kendi halinde bir kasaba. Tütünü, tuzu ve sakız ağacı meşhur olan bu yeri şöhrete kavuşturansa rüzgar olmuş. Alaçatı’daki rüzgarın sörfe uygunluğu keşfedilince kasaba da dış dünyayla bağlantı kurmuş. Ancak Alaçatı popülerleşme yolundaki en büyük adımı, 1995 yılında Aziz Nesin’in burada yaptığı imza günüyle atıyor. F...

ESKİ MAHALLE DOSTLUKLARI

 Alaçatı çok gelişmekte olan bir belde. Cadde ve sokaklarımızda büyük bir değişim yok belki ama bina sahipleri el değiştirdi. Yıllar önce böyle değildi tabii. Rahmetli Rıza Erçeşmeli cami altında yıllarca bakkal dükkânı çalıştırdı. Cumhuriyet Meydanında Fevzi Yıldız otuz yılı aşkın bakkal dükkânı işletti. Bugün yerinde başka mekânlar açıldı. Bana yeni dükkân isimleri sorulunca bilemiyorum tabii.Geçmiş günlerden bir gün Kemalpaşa Caddesi’ndeki dükkânımın önünde oturmuş, kitap okuyordum. Tanıdık bir ses bana: “Hayırlı işler Ömer!” diye seslenince başımı kaldırdım ve teşekkür ederken seslenenin Sıtkı amcanın oğlu “Civan Ali” olduğunu gördüm. Ali Ağabey gel otur, dinlen biraz dedim. Hemen yanımdaki sandalyeye oturdu. Birer çay içtik ve başladık muhabbete...Hayat şartlarından sonra mevzular çocukluk anılarımıza geldi. Civan Ali benim eski çocukluk yıllarımdaki mahalleden arkadaşımdı. Her gün birbirimizi görür, gençlik yıllarımızda ortak dostluklar kurardık. Ali Ağabeyin elinde bir bakra...

Gürültünün ortasında direnen bir kitapçı: Alaçatı Kitabevi

  Gürültünün ortasında direnen bir kitapçı: Alaçatı Kitabevi   ajandakolik  Eylül 21, 2020 Burası Alaçatı “Dost” Kitabevi; Aziz Nesin’in imza verdiği son yer, Alaçatı’nın da ilk kitapçısı. Şimdilerde zor günler yaşıyor. Sahibi Ömer Önal, çevredeki eğlence mekânlarının birbirini bastırmak için yüksek sesle müzik çalmasından şikayetçi. Nasıl şikâyetçi olmasın; bangır bangır niteliksiz müzik… Ömer abi, otuz yıldır idare ettiği kitabevinin kuruluşundan Aziz Nesin’e dair anılarına, Alaçatı’da insanların komşularını rahatsız etmemek için parmak ucunda yürüdüğü günlerden bugüne yaşadığı dönüşüme kadar anlattı da anlattı. Biz de “dost” kahvesi eşliğine dinledik. Onca gürültünün ortasında Ömer abinin kısılan sesine kulak verin istedik. Söyleşi: Batuhan Sarıcan (@batusrcn) batusarican@gmail.com Fotoğraflar: Nilüfer Türkoğlu Ömer abi, Alaçatı Kitabevi’nin hikâyesi ne zaman başladı? Alaçatı Kitabevi’nin hikâyesi 1989’da başladı. Ben öncesinde 25 yıl terzilik yapmıştım. Beni hayatımda...

KAHVECİ SARI!

On Altı Eylül sabahı yataktan kalkmak o kadar zor geliyordu ki… Çeşme’nin kurtuluşunun 98. yılı anma töreninin olması nedeniyle erken kalkıp törene yetişmek istiyordum. Olmadı mı olmuyor işte. Üzerimde bir ağırlık, bir isteksizlik ki sormayın. İçimde bir sıkıntı, motivasyonum düşük, depresyondaymışım gibi… O sabah zorla kalktım yataktan. Eşim kahvaltıyı hazırlamış, bahçede kahvaltımızı yaptık. Durumu fark eden eşim bana neyimin olduğunu sorunca ; “Üzerimde bir kırıklık var. Canım dükkâna gitmek istemiyor bugün.” dedim. Ki resmi bayramlar ve kurtuluş günleri törenleri benim için olmazsa olmazlarımdandır. Bunu bilen eşim; “Çeşme’nin kurtuluş törenine de katılmayacak mısın?” diye sorunca; Bugün hiç keyfim yok ve canım hiçbir şey yapmak istemiyor dedim. Kahvaltı bittikten sonra saat 12:30’du. Hazırlanıp evimden çıktım. Yürüyerek dükkânıma geldim. Ayaklarım geri geri gitse de dükkânıma vardım. Normalde dükkânımla evimin arası yürüyerek 15 dakika kadar sürer. O süreçte etrafı seyrederek ne k...