YILLAR ÖTESİNE YOLCULUK Yirmi altı Mart Pazartesi günü akşamı Ahmet Ümit’in ‘Kırlangıç Çığlığı’ romanını okuyordum. Bir ara gözlerim sulanmaya başladı. Okuduğum sayfaya, kitap ayracını koydum ve koltuğumda gerilmeye başladım. Dakikalarca öylece evimin tavanına bakıyordum, yine eski günleri düşünerek, anılar gözlerimin önünden bir film şeridi gibi geçiyordu. Bilgisayarım açık, hafiften müzik dinliyordum. Spotify’da, This Is JS Bach’ın “Unaccompaied cello” çalıyordu. Kemanın sesi ruhumu okşuyordu. Keman sesini her zaman sevmişimdir. Keman ve arada piyanonun tuşlarının çıkarttığı seslerle kendimi doğada, vadide dolaşan kelebekler, bal arısının gelincik lalesinin birine konmuş çiçekten bal emiyor misali, kalbimin, o arıyla, kelebekle birlikte attığını hissederim. Sonra bir ara gözlerimi ovalamaya başladım ve müziği kapattım. Belgelerime girip arşivimde bulunan eski ağaların resimlerine bakmaya başladım. Çok değerli büyüklerimiz aramızdan göçmüşler .Son yıllarda bir merak sardı işt...