“İNSANIN İNSANA İYİ GELDİĞİ BİR DÜNYA YARATILABİLİRMİYİZ”. İnsanın insana iyi geldiği bir dünya arıyorum kendi içimden çıkarak dışarıda dolaşmak için. Samimi bir iç dökümü temizliğiyle her gün kendimle savaşıyorum. Yetmiş üç yaşıma merdiven dayamış biri olarak, farkındalıklar ve duyarlılıklar abidesi çilenin ölesiye yorgunu ve hayatın bir yoğunu olarak içinde bulunduğum şu anki durum, bütün yorgunluğuma rağmen beni yenemedi ve inzivaya çekilmeye de asla zorlayamadı. Sorumluluklarımın, hayata ve ülkeme karşı, topluma karşı sorumluluklarımın bilincinden hiçbir yenilgiye boyun eğmeden ve ödün vermeden yerine getirmekten çekinmedim ve çekinmiyorum. Bütün bu kaosun ortasında, hayatın içinde, bana verilmiş yaşamı idame etmek için takip ettiğim bu süreçte en çok dinlediğim ses, kendi içimin uğultularının sesi, bazen de defalarca dönüp dönüp okuduğum aynı kitap pasajları… Bunlardan en ilginci Oğuz Atay’ın Korkuyu Beklerken kitabından çok etkilendiğim pasajlarından öğrendim. Şöyle söy...