Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ocak, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ALAÇATI

 ALAÇATI Alaçatı; düzgün yüzlü, taş binaları, daracık taş kaplı sokakları, küçük meydanları ile Türkiye’nin diğer beldelerini kıskandıracak kadar farklı ve güzel bir tatil merkezi. Bu günkü şöhretini ise tarihi mimari dokusunu bozmadan ve yeni binalarını da bu dokuya uygun tarzda inşa etmesine borçludur. Altı güzel mahallesi, hacımemişteki tarihi camisi ve eski pazaryerinde yer alan cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında haklı zorunluluklarla camiye dönüştürülmüş tarihi kilisesi ve yenimecidiye’deki kilise kalıntısı ile birlikte her bir yanı tarih kokar. Agrillia limanına, germiyan’dan, nohutalan’dan, issız dereden akan, dokuz köprülerden geçerken, kiminin bulanık ve çamurlu bulduğu, bazıları içinse; dibi görünmeyen nehir görünümündeki yağmur suları hayatın ta kendisi ve gizemidir. O da bunu bildiği için akıp giderken içini göstermez. Bazen yavaş yavaş akar, bazen öylesine coşup taşar ki kıyıları, tarlaları kaplar. Her akıp giden su damlacığı yaşanmışlıkları da birlikte alıp giderken,...

ANILAR BURAM BURAM!

Başrahibe Makaria'nın fotoğrafı, Mary Iliopoulou'nun aile arşivinden b) Alatsata'daki Agios Nikolaos manastırı, Kostas Parianoglou'nun çizimi Bu resim Alaçatı Telsiz mevkiindedir. Alaçatı Rüzgar güllerinin altındadır. ANILAR BURAM BURAM! Ekim sonu, sonbahar mevsiminin sonlarına doğru… Bir sabah uyandığınızda hava biraz serindir… Birden sanki denizin iyot kokusu gelir insanın burnuna açık kalmış pencereden, bir bakayım dersiniz. Ve maşatlık dağının doruklarını beyaz bir örtü gibi çiğ bulutları kaplayıvermiştir. İşte böyle sabahlarda ben, hemen yataktan fırlar, hayvan damına gider, eşeğimize semerini yükleyip doğru hurmalıdaki tarlamıza giderdim. Şimdi de ne zaman çiğ ve kırağı ovaya yayılmış görsem, güneş doğmadan o çiğin altında gezinirken aklıma çocukluğum gelir. Tarlada, “Son Eller” dediğimiz zerzevatları, kavun ve karpuzların el içi kadar ufak onlarını, toplayıp sepetlere koyduktan sonra, arada hani insanın ...

RÜYALAR GERÇEK OLUR MU?

                              RÜYALAR GERÇEK OLUR MU? 06 Ocak Cuma günüydü. Dükkânımı her zaman olduğu gibi dükkânımda oturuyordum. Kemalpaşa Caddesi kış ayları olduğundan caddemiz sessizliğini koruyordu. Saat 15:30'da telefonum çaldı. Arayan kişi arkadaşım Kadir Dönmez idi.   “Ömer üstadım; Kaliç Kafe'de Hasan Keskin ile birlikteyiz, kulaklarını çınlatıyoruz. Eğer müsaitsen gel birlikte sohbet edelim. Hem de kahve ikram edeyim dedi.   Müsait olursam uğrarım dedim ve kapattım telefonu. Birkaç dakika sonra ben de yalnızlıktan sıkılmıştım. “Gönül sohbet ister, kahve bahane ”sözünden esinlenerek dükkânımı kapatıp doğru arkadaşlarımın yanına gittim. Arkadaşlarım kış olmasına rağmen hava çok güzel olduğundan dükkânın önünde güneşlik alanda oturuyorlardı. Selam verip yanlarına oturdum. Üç kişiydiler. Haldun Keskin de masadaydı. Sohbet çok keyi...