BİR KİTAPÇI DÜKKÂNINDAN YÜKSELEN KÜLTÜR MÜCADELESİ Yıllarca terzilik yaptım. İğneyle, iplikle ve emekle geçen o yıllar bana sabrı, inceliği ve insan sevgisini öğretti. Ancak 1989 yılında hayatımın en önemli kararlarından birini verdim. O yıllarda devlet ders kitaplarını ücretsiz dağıtmıyordu. Çocukların kitaba ulaşmakta yaşadığı güçlükleri gördükçe, yalnızca bir meslek değil, bir kültür hizmeti üstlenmem gerektiğine inandım. Terziliği bıraktım ve Alaçatı'da bir kitabevi açtım. Geceleri İzmir'deki Millî Eğitim Matbaasında ders kitaplarını bekler, sabaha karşı dükkânımın raflarını doldurur, gün doğmadan kapımı açardım. Çocukların ve ailelerinin gözlerindeki sevinç, bütün yorgunluğumu unuttururdu. Zamanla anladım ki yalnızca kitap satmak yetmez; kitabın ardındaki insanı da okurla buluşturmak gerekir. Bu düşünceyle çocuk edebiyatı yazarlarını, romancıları, gazetecileri ve düşünce insanlarını Alaçatı'ya davet ettim. Aziz Nesin'den Hıfzı Topuz'a, Uğur Dündar'd...
BİR ALAÇATI ÇINARI: SÜLEYMAN HOCA Bazı insanlar yalnızca yaşadıkları döneme değil, yaşadıkları şehre de karakter kazandırırlar. Süleyman Ayyılmaz, Alaçatı'nın gönlünde "Süleyman Hoca" olarak yer etmiş bir insandı. Resmî imam değildi fakat bilgisi, ahlâkı, tevazusu ve güzel sesiyle halkın hocası olmuştu. Kimseye tepeden bakmaz, sorduğu her soruya sabırla, gönül rahatlığıyla cevap verirdi. Cumhuriyet'e ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e gönülden bağlıydı. Atatürk hakkında haksız veya yanlış bir söz duyduğunda sessiz kalmaz, nezaketini bozmadan "Atatürk hakkında böyle konuşamazsın." diyerek doğru bildiğini savunurdu. Bu duruşu, dindarlığıyla vatanseverliğini aynı yürekte, çelişkisiz bir şekilde taşıyabildiğinin en açık göstergesiydi. 1923 Nüfus Mübadelesinden sonra ailesi Selanik'ten Alaçatı'ya gelmişti. Mübadele yalnızca bir göç değil, kültürün, umudun ve insanlığın yeniden filizlenmesiydi. Yanlarında getirdikleri en büyük zenginlik; edep, k...