Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mart, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

DOSTLUKLAR

Hayatım boyunca 1964 yılından 2020 yılı 15 Mart ayına kadar her sabah dükkan’nım açılır ve gecenin geç saatine kadar çalışıyordum 16 Mart sabahı Corona Virüs’ü nedeniyle Ev karantinası nedeniyle evimden çıkmamaktayım. Bol bol düşünme fırsatım oldu.Dostlarım sağolsun telefonla arayarak hal ve hatırımı soruyorlar.Meğerse ne çok sevenim varmış.Gururlandım. Evimde kah bilgisayar kah Günlük defterime anılarımı ve Alaçatı hakkında yaşanmış hikayelerini yazıyorum.tabi ki Kitap okumayı bilhassa hiç ihmal etmiyorum. Terzilik yıllarımda Kitap okumak için pek fırsatım olmuyordu.1989 yılının Eylül ayında Kitapçı dükkânımı açtıktan sonra Kitap okumak ne kadar iyi bir şey olduğunu anladı. Kitapçı dükkânıma gelen okurlar bana bir kitap önerir misiniz? diye sorarlardı ilk zamanlar böyle bir soru sormalarından nefret ederdim. Çünkü kendim okumadığım kitabı nasıl önerebilirim diye kendimi hep mahcup hissederdim. Neyse Dostluklardan bahsetmek isterim sizlere. Hanım bugün ben Alaçatı’da“Siya...

SİYASİ YAŞAMIM 5

  Artık bir partili olarak hayatıma devam ediyordum. Terzi dükkânımda, müşterilerle sohbetlerimde, Halk Partisi’ni tartışıyordum. Dilimin döndüğü kadar Cumhuriyet Halk Parti’sinin iyi olan icraatlarını savunmaya çalışıyordum, varsa da kötü uygulamalarını masaya yatırıyordum. Üniversiteye giden gençler dükkânıma çok sık gelmeye başlamışlardı. Gençlerden çok şey öğreniyordum. Sol içerikli kitaplarla görürdüm onları. 1976’da Belediye Başkanı Lütfü Koparal, haziran ayı meclis toplantısını yapılması gereken yasal tarihler içerisinde yapmadığı için içişleri bakanı tarafından görevinden alınmıştı. Alaçatı tam bir belirsizlik içindeydi. Herkes Başkan’ın nasıl görevden alındığını konuşuyordu. Tabi bu arada Alaçatı’nın gündeminde seçimin nasıl yapılacağı konuşuluyordu. Yüksek Seçim Kurulu,   Alaçatı’da ara seçim kararı almış ve seçim takvimi işletilmeye başlamıştı. Adaylar belli olmaya başlamıştı. Adalet Partisi yine Lütfü Koparal’ı aday göstermiş, Cumhuriyet Halk Partisi ise aday...

YAŞ 65, YOLUN YARISI (!)

65 yaş üstü olunca günlerdir evimde ailemle birlikteyim ve sokağa çıkmıyorum. Günlerdir televizyonlarda Corona Virüs haberlerini aralıksız seyrediyor ve bilgileniyorum. Sizlerle de bazı düşüncelerimi paylaşmak isterim. Zor günlerden geçiyoruz. Birey olarak, ailece, ülkece ve hatta dünyamız zor günler yaşıyor. İnsanoğlunun varoluşundan beri zaten ziyadesiyle zor olan yaşamak olgusuna bir de salgınlar eklenince işimiz çok daha zorlaşıyor. Bu küresel salgının yararları olacak mı bilmiyorum ama Bir musibet bin nasihatten iyidir, diyen atalarımızın sözüne katılmamak da hâl böyleyken imkânsız. Doğaya inanılmaz zararlar verdik, Kadınlarımıza, birbirimize, çocuklara istismar edilip zararlar verdik. Sadece insanlara değil; hayvanlara da zararlar verdik. Hak yedik, sömürdük, masumları öldürdük, daima terazinin kefelerini zenginlerden yana bastırdık, savaştık, bombaladık… Hep zarar verdik. İnsan olarak bu krizden çıkaracağımız çok önemli dersler var. Görüyoruz ki silahıyla, füzesiyle, t...

SİYASİ YAŞAMIM (4)

Üsteğmenim Selçuk baksı neden sevindin bu kadar bakayım sen dedi. Üsteğmenim Lütfü Koparal ile olan sevgimi kendisine anlattıktan sonra bana bu ülkenin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olduğu partiden başkasına neden seviniyorsun? Bu ülkenin kuruluşundan sonra Cumhuriyet Halk Partisini Mustafa kemal Atatürk ve Silah arkadaşı İsmet İnönü ile birlikte kurdular. Bu tavsiyelerini dinledikten sonra 8 yaşımda iken arkadaşlarımla kavga ettikten sonra Aaçatı Karakol Komutanından duyduklarım aklıma getirmişti. Üsteğmenimden de aynı sözleri dinleyince O günden sonra ben Cumhuriyet Halk partisini sevmeye başladım.1974 yılı Nisan ayında teskeremi aldım ve Alaçatı ya gelmiştim. Sivil hayatım başlamıştı 1974 yılı 20 Temmuz tarihinde Kıbrıs barış harekâtı başladı. Televizyon Alaçatı’da kahveci Sabahattin Kosacının kahvesinde (Kahveci sarı)vardı dükkanımıza çok yakın 15 metre mesafede olduğundan Haberleri orada izliyorduk zaten başka yerde yoktu.2. barış harekatında televizyon. Turan G...

SİYASİ YAŞAMIM (3)

1968’de siyasi partiler belediye başkan adaylarını belirlemeye başlamışlardı. Cumhuriyet Halk Partisi, görev başındaki Fehim Keski’ni tekrar aday gösterirken Adalet Partisi Lütfü Koparal’ı aday göstermişti. Seçimler kıran kırana bir mücadeleyle geçiyordu. O yıllarda, adaylar oy pusulalarını bizzat kendileri veya partililer aracılığıyla dağıtıyordu. Size verilen oy pusulasını sandığa atıyordunuz. Seçimler bittikten sonra sandıklar açıldı ve seçimi kazanan Adalet Partisi adayı Lütfü Koparal oldu. Tabi ustam ve Adalet Partisi sempatizanları çok sevinmişti. Seçimden sonra davul çalarak akşam geç saatlere kadar eğlenip seçimleri kutlamışlardı. Belediye Başkanı Lütfü Koparal, arada ustamın dükkânına uğrar ustamla sohbet ederlerdi. Bu sohbetlerin bazılarında da bizlere: “Gençler, ustanız size bağırırsa bana söyleyin! Ben onun icabına bakarım.” derdi. Ustam Erdoğan Erman, “Başkan kahve içer misin?” diye sorduğunda “Gençlere de söylersen içerim.” derdi. Ustamız bize de mecburen çay söyle...

SİYASİ YAŞAMIM (2)

Yıl 1963, mahalli seçimler yapılmıştı. Alaçatı’da, Adalet Parti adayı Rahmetli Hüseyin Bayır seçilmişti. Cumhuriyet Halk Partisi meclis üyelerinin uyarılarına karşı, Rahmetli Bayır, belediyeye benzin satışı yaptığından gensoru ile karşı karşıya kalmıştı. Daha sonra iş Yüksek Seçim Kuruluna yansımış ve müfettişlerin tutmuş olduğu raporlarla Hüseyin Bayır görevden alınmıştı. Yerine de YSK kararıyla, ikinci parti olan Cumhuriyet Halk Partisinin adayı Rahmetli Fehim Keskin göreve getirilmişti. 1964/1968 yılları. Yerel seçimler dört yılda bir yapılıyordu. (1967’de yapılması gerekirken 2 Haziran 1968’e ertelenmesidir. Seçim kampanyalarında genelde sağ-sol ayrımı, özelde ise irtica ve komünizm tartışması egemen temalar olmuştur. Seçimlere 8 parti katılmıştır. AP, CHP, CKMP, MP, TİP, YTP, BP (Birlik Partisi) , GP (Güven Partisi). 68 seçimleri sonucunda AP oy oranını yükseltmiş buna karşın CHP oylarında önemli ölçüde bir düşüş yaşanmıştır.) 1964 yılının Kasım ayında, sağlık ocağının...

SİYASİ YAŞAMIM (1)

Yıl 1960, henüz sekiz yaşımdayım, annem bir gün evde otururken “Eyvah! İhtilal oldu.” dedi. Ben anneme bakarak, “Ne ihtilali?” dedim. Annem askerlerin zorla hükümeti devirdiğini anlatmaya çalıştı, zannettim ki ülke yıkıldı. Çocuktum, daha hiçbir şey bilmiyordum. Jandarma karakolu evimizin karşısındaydı, askeri araçlar jandarma karakolunun önünde sıralanmışlar, içinden askerler iniyorlardı. Başlarında rütbeli subaylar, askerlere emir veriyorlardı. Ben evimizin taraçasından (açık balkon) onları izliyordum. Evimizde radyo yoktu. Karşı komşumuz Kunduracı Ahmet Özcan’ın evinde radyo vardı ve yüksek sesle askeri marşlar çalınıyor, sokağa çıkma yasağı açıklanıyordu. Ben annemin yanında saklanıyor ve başımıza ne gelecek diye bekliyordum. Ertesi gün dayımlar geldiler evimize, Adnan Menderes’ten bahsediyorlardı. “Adama yazık oldu.” gibi sözler söylüyorlardı. Annem sadece dinliyordu kardeşlerini. Arada bir bana doğru da bakıyordu. Meğer Adnan Menderes ülkemizin başbakanı olduğundan ve devle...