ALAÇATI’NIN MİMARI Bazı isimler vardır, insanın kaderiyle sessizce örtüşür. Nilgün kelimesi, çivit rengini, koyu maviyi anlatır. Ege’nin ufkunda denizle gökyüzünün birleştiği o derin maviyi… Alaçatı’nın renklerinden biridir bu. Soyadı ise Çiçek. Bir yanında mavinin dinginliği, diğer yanında toprağın ve yaşamın bereketi vardır. Belki de bu yüzden Nilgün Çiçek adı, yıllarını verdiği Alaçatı ile böylesine uyumlu durur. Çünkü Alaçatı da taş duvarları arasında maviyi, sokaklarında çiçekleri taşıyan bir Ege kasabasıdır. 1977 yılında Alaçatı Belediyesi’nde mimar olarak göreve başlayan Nilgün Çiçek, emekli oluncaya kadar yalnızca bir belediye çalışanı olarak değil, Alaçatı’nın mimari hafızasının koruyucularından biri olarak görev yaptı. Çeşme’nin yerlisi olmasına rağmen Alaçatı’yı kendi evi, kendi emaneti gibi gördü. Abdurrahman Keskin’den başlayarak Nazım Aydoğdu, İsmet Sarı ve Remzi Özen dönemlerinde görev yapan Nilgün Çiçek, farklı yönetimlerle çalışmasına rağmen değişmeyen bir ...
ALAÇATI KİTAP GÜNLERİ'NDEN NOTLAR VE BİR ÇAĞRI Bu yıl 8-9-10 Mayıs günleri, Alaçatı sokaklarında kitaplar yine ortalıkta gezindi. “Alaçatı Kitap Günleri” bu yıl insanları bir araya getirdi. Ben de o günlerin ortasında kendi küçük sorumluluğumu taşıyordum: 9 Mayıs'ta, ilk kez düzenlenen bir kitap ve edebiyat dolu bu etkinliğin hazırlığıyla hem heyecanlı, hem yorgun, hem gururlu, hem de tedirgin bir hâldeydim. Zaman zaman böyle olur; bir şeyin tam ortasındayken onu bütünüyle göremezsiniz. Anlam, ancak sonra çöker insanın üstüne. Bu günlerin en değerli anlarından biri, tiyatro ve sinema sanatçısı, çok değerli Hakan Bilgin ile Vintage Otel’de gerçekleştirilen söyleşiydi. Hakan Bey'in "Farkıma Takılanlar" adlı kitabı, etrafımızdaki dünyaya duyarlı bir gözle bakmayı, sıradan anların içindeki derin anlamları fark etmeyi öğütleyen kıymetli bir yapıt. Söyleşi boyunca Hakan Bey'in paylaştıkları beni derinden etkiledi ve aydınlattı: İnsanlarla sağlıklı ilişki kur...