Nerede O Eski Günler? Eskiden yeni bir yıla girerken takvim yapraklarıyla birlikte umutlar da yenilenirdi. Büyük aileler aynı sofranın etrafında toplanır, yılbaşı geceleri evlerde kutlanırdı. Sevinçle birbirine sarılan insanlar, yeni yıldan güzel haberler beklemenin saf coşkusunu yüreklerinde taşırdı. O gecenin ardından herkes işine daha moralli, hayata karşı biraz daha dirençli giderdi. Resmî ve dinî bayramlar gelmeden günler önce başlardı hazırlıklar. Evlerin içinde tatlı bir telaş dolaşırdı: hamurlar yoğrulur, baklavalar açılır, perdeler yıkanır, misafir için sofralar kurulur, kalabalık günler beklenirdi. Yılbaşı yaklaşırken evinin bahçesinde tavuk, horoz besleyenler bile önceden belli olurdu. Çünkü paylaşmak vardı o günlerde; birlikte olmanın sıcaklığı, kalabalık olmanın bereketi vardı. Hani sık sık söyleriz ya: “Nerede o eski günler?” Bir soru gibi dursa da, aslında derin bir iç çekiştir bu söz. “Nerede” kelimesi bazen öyle uzatılarak söylenir ki, sadece geçmişi deği...