Ana içeriğe atla

ALAÇATI’NIN BEŞİNCİ TARİHİNE DAİR


 ALAÇATI’NIN BEŞİNCİ TARİHİNE DAİR

2014 yılı, Alaçatı için sadece idari bir değişiklik değil, aynı zamanda hafızasında derin bir

kırılma olarak yer etti. Büyükşehir yasasıyla birlikte belde belediyelerinin kapatılması,

Alaçatı’yı bir mahalleye dönüştürdü. Bu dönüşüm, sadece bir tabela değişikliği değildi; bir

kasabanın kendi kendini yönetme iradesinin elinden alınmasıydı. Alaçatı’nın kalbinde yer alan

o tarihi belediye binası, yıllarca bu kasabanın sesi, sözü ve vicdanı olmuştu. Nikâhlar kıyıldı,

kararlar alındı, tartışmalar yapıldı, umutlar büyütüldü. Ancak bugün o bina, kapıları kapalı,

sessiz ve bekleyiş içinde.

Bu binanın Diyanet Vakfı’na devredilmesi ise hâlâ birçok insanın zihninde cevap bulamayan

bir soru olarak duruyor. Oysa ki bu yapı, doğrudan halkın iradesini temsil eden bir belediyeye

aitken, neden yine kamusal bir ihtiyaç olan yerel yönetime değil de başka bir kuruma

verilmiştir dönem İzmir Büyükşehir Belediye Aziz Kocaoğlu İzmir belediye başkanı olarak

Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan buluşmada bu konu açıkça dile getirilmişti. Halkın

beklentisi netti: Bu bina, yeniden Alaçatı’nın olmalıydı.

Belki de bir arkadaşımızın dediği gibi Alaçatı üç tarih yaşadı. Ama görünen o ki, bir dördüncü

tarih daha yazılmayı bekliyor. Bu dördüncü tarih; yerel yönetimlerin yeniden güçlendiği,

belde belediyelerinin yeniden açıldığı ve o tarihi binanın tekrar halkın hizmetine sunulduğu

bir dönem olabilir. Bu bir bekleyiştir. Ama pasif bir bekleyiş değil… Hafızayı diri tutan, soruyu

unutmayan, hakkını arayan bir bekleyiş.

Çünkü bazı binalar sadece taş ve duvardan ibaret değildir. Onlar bir kentin hafızasıdır. Ve

hafıza, eninde sonunda evine geri döner. İnşallah ALAÇATI’NIN DÖRDÜNCÜ TARİHİNİ ’de

gelecek nesiller yaşarlar.

Yorumlar