Ana içeriğe atla

SİYASİ YAŞAMIM (12)


SHP Belde Başkanı’yken Alaçatı 1984 seçimlerinde SODEP’ten iki meclis üyemiz meclise girmişti.1.sıradan Ahmet Özen, 2.sıradan Rafet Belge. Meclis toplantılarında belde binamızda gurup toplantıları yapıyorduk. Belde Başkanı olarak, meclis toplantılarına katılmak istediğimizi ve Sosyal Demokrat Halkçı Partisi’ne de meclis gündeminin gönderilmesi için Belediye Başkanlığı’na dilekçe vermiştim. Belediye Başkanı Sayın İsmet Sarı da düzenli olarak meclis gündemini, elden zabıta ile terzi dükkânıma gönderip imza karşılığında bana teslim ediyordu. Grup toplantılarında Ahmet Özen tecrübeli olduğundan, alınacak kararları Belde Yönetimi’ne bildiriyor, biz de hangi maddeye “EVET”; hangi maddeye “HAYIR” oyu kullanılacağına belde yönetimi olarak karar veriyorduk. Meclis üyesi arkadaşlar da grup kararlarına göre oy kullanılıyordu.
 Ahmet Özen çok başarılı bir meclis üyesiydi. Cesurca Alaçatı’nın sorunlarını her mecliste dile getiriyor ve yanlış kararların karşısında dimdik duruyordu. Alaçatı halkı da kendisine sempati duyuyordu. Ben de parti başkanı olarak hep yanında duruyordum. Yönetimde olan Anavatan Partili başkan ve meclis üyeleri de ellerinden gelen icraatları uyguluyorlardı.
 1989 yerel seçimleri gündeme geliyordu. Özal İktidarı yerel seçimler nedeniyle yavaş yavaş erimeye başlamıştı. SHP Genel Başkanı Erdal İnönü, Özal Hükümeti’ne karşı eleştirilerinin dozunu yükseltmişti. Yerel Seçim takvimi belli olmuştu. Sosyal Demokrat Halkçı Parti olarak, yönetim kurulu arkadaşlarımızla, Belediye Başkanlığı için aday olacak arkadaşlarımızın başvuru kayıtlarını almaya başladık. Alaçatı, tarihinde ilk defa üniversite diplomalı üç aday adayını bir arada görüyordu: Remzi Özen, Yakup Deliboz ve Hikmet Dikmen.
 Alaçatılı olan Sayın Remzi Özen, yıllarca Türkiye’nin birçok ilçesinde kaymakamlık yapmış, 1974’te Cumhuriyet Halk Partisi’nden İzmir milletvekilliği ve Başbakan Bülent Ecevit’in de Özel Kalem Müdürlüğü görevlerinde bulunmuş; Yakup Deliboz, hukukçu; Hikmet Dikmen de eğitimci olarak Urla’da çok başarılı işlere imza atmış değerli insanlardı. Üç adayımız da bir birinden kaliteli insanlardı.
 Belde Başkanı olduktan sonra, SHP örgütü ve bana sahip çıkan kişiler de “Gönlümüzde sen yatıyorsun, adayımız sensin.” diye bana aday olmam için ısrar ediyorlardı. Ben de dilim döndüğünce, “Beni bırakın, ben ilkokul mezunuyum. Bakın üç tane aslan gibi adayımız var, bunlardan birini seçelim ve Alaçatı’yı hak ettiği yer getirelim.” diye ikna etmeye çalışıyordum arkadaşlarımı.  Aday belirlerken üç adayımızla da toplantı yaptık ve her birine ayrı ayrı sorular sorduk. Adaylarımız da sorulan sorulara cevaplarını verdiler. Nazım Aydoğdu’nun yaptırmış olduğu Belediye düğün salonunda belde teşkilatı olarak önseçim kararı aldık. Alaçatı Sosyal Demokrat Partili üyelerimiz saat 10:00 da Nazım Aydoğdu düğün salonunda toplandık. Adaylar tekrar konuşmalarını yaptıktan sonra sahnenin duvarındaki büyük bir yazı tahtasına tebeşirle aday olacakların adını ve soyadını yazdık. İsimler kesinleştikten sonra bilgisayardan çıktı alarak listeleri hazırladık belediyeden almış olduğumuz seçim sandığına oylarımızı attık.

 Belediye Başkanı Adaylığı seçiminde en fazla oyu alan adayımız Remzi Özen olmuştu. Ben de İsmail Tığlı, İbrahim Ejder ve Ahmet Özen ile birlikte Meclis Üyesi seçilmiştim. Cumhur Akbaykal da Kontenjan Meclis Üyesi olarak seçilmişti.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ALAÇATI’DA YAŞAMDAN KESİTLER

                   ALAÇATI’DA YAŞAMDAN KESİTLER 1960 lı yıllar. Alaçatı Belediye’sine ait elektrik santrali vardı. Bu gün halk Pazarı kurulan dutlu caddeden yürüyerek bir kilometre sonra vardığımız. Alaçatı şehitlik parkı, yaklaşık 15 dönüm bir alanı olan yüksek taş duvarlarla etrafı çevrilmiş, içinde palmiye ağaçları, kurtuluş savaşında canlarını bu vatan için seve seve vermiş şehitlerimizin anıt mezarları. Etrafında yüzlerce çeşit çiçekler, mis gibi kokuyor. Duvarların üstüne sarılmış sarmaşıklar. Sarmaşıkların bir kısmı beyaz bir kısmı mor renkte açmış. Renklerin güzelliğinden ve kokusundan ayrılamazsınız. Şehitlik bahçesinin yan tarafındaki Karagöz tepeye giden yol kıyılarındaki geniş hendekler dokuz köprülerden taşan sular hendekleri doldurmuş. İçinde yeşil kurbağalar, küçük büyük Kaplumbağalar, küçük kefal balıklar. Temiz suda dans ediyorlar. Sürülmemiş tarla sınırlarında deniz börülceleri. Diz ...

ALAÇATI’NIN KIŞ UYKUSU

  Mart ayının ortasına geldik. Ekim ayının sonunda meyhaneler, barlar ve eğlence mekânları kapılarını kapatır. Böylece Alaçatı yavaş yavaş sessizliğe bürünür ve kasaba uzun bir kış uykusuna bırakılır. Sokakların gürültüsü diner. Işıklar azalır. Rüzgâr taş evlerin arasından daha rahat dolaşır. Yine de birkaç sulu yemek lokantası vardır ki, ekonominin zorluğuna rağmen ocağını söndürmez. Mücadele eder, kapısını açık tutar. Alaçatı’da kalanlara bir tabak sıcak yemek ve bir selam vermeye devam eder. Kış aylarında sokaklar sessizdir. İnsan görmeye hasret kalmış gibidir. Eskiden köşe başlarında yapılan sohbetler azalır, kahkahalar seyrekleşir. Kasaba sanki kendi içine çekilir. Ben ise bir kitapçı esnafı olarak dükkânımı yılın 365 günü açtım. Kış uykusu olsa da kapımız kapalı kalmadı. Bazen bir okur uğradı. Bazen yalnızca rüzgâr kapının önünden geçti. Ama dükkânın ışığı hep yandı. Şimdi Mart ayının ortasında o bilindik hareket yeniden başlıyor. Mekânlar kapılarını açmaya hazırlanıyor...

SİYASETTEN KEYİF ALDIĞIM YILLAR

                                   SİYASETTEN KEYİF ALDIĞIM YILLAR   Alaçatı’nın bakir olduğu, ovaların ekildiği, halkının gece gündüz çalışarak geçimini kazandığı yıllardı. 1968-1976 yıllarında Alaçatı Belediye Başkanı olan Lütfü Koparal makamına giderken tüm esnafı selamlar, belediyeye öyle giderdi. Makam arabası yoktu. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel Lütfü Koparal’ı çok severdi. Kendisini ziyarete gittiği zaman “Kennedy Lütfü” diye hitap edermiş. Bu anısını Lütfü Koparal’ın bizzat kendisinden dinlemiştim.   Lütfü Başkanın üstü açık bir cipi vardı. Alaçatı’dan Ildırı Köyüne kadar uzanan mücavir alanı teftiş etmek için kullanırdı. 1976 yılında yapılan ara seçimde Cumhuriyet Halk Partisi adayı Abdurrahman Keskin yerel seçimi kazanmıştı. Abdurrahman Keskin de halkla barışık bir başkandı. Yalnızca halk günlerinde değil, her ...