Ana içeriğe atla

SİYASİ YAŞAMIM (9)


Nazım Aydoğdu’nun ölümünden sonra, Başkan Vekili olarak Meclis Üyesi Muzaffer Baskıcı seçilmişti. Yüksek Seçim Kurulu, ara seçimi yapılması kararı almıştı.1985’te Anavatan Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Turgut Özal, “Ne yapın yapın, çok çalışıp Alaçatı’da seçimi kazanın.” talimatı verdiği Alaçatı’da duyulmuştu. Alaçatı bir bayrama ve çok heyecanlı seçim çalışmalarına şahitlik ediyordu. Bayram şöleni gibi her taraf parti bayrakları ile süslenmişti.


Ankara’dan bakanlar geliyordu, milletvekillerinin de birçoğu zaten Alaçatı’daydı. İçişleri Bakanı Yıldırım Akbulut,  Dışişleri Bakanı Mesut Yılmaz, Turizm Bakanı Mükerrem Taşçıoğlu, daha isimlerini burada sayamayacağım birçok bakan Alaçatı sokaklarında esnaf ve ev ziyaretlerinde bulunuyor, Anavatan Partisi’ne destek istiyorlardı.

Sol kanatta SODEP ve Halkçı Parti’nin birleşmesinden söz ediliyordu.1984’te SODEP’ten aday olan Erol Artun’a bu seçimde de aday olması için çok ısrar ediliyordu. Erol Artun, sonunda, siyasileri kırmamak için, Halkçı Parti’den aday olmayı kabul etti ve SODEP’in de desteklediği aday Erol Artun olmuştu. Seçim çalışmaları çok demokratik yapılıyordu. Seçim gününe kadar parti görevlileri çok güzel çalışmalar yapmıştı. Sonuçlar açıklandığında Anavatan Partisi’nin adayı İsmet Sarı, Alaçatı Belediye Başkanlığını kazanmıştı.

 İktidar Partisi, vermiş olduğu vaatleri yavaş yavaş yerine getiriyordu. İsmet Sarı, Manastır Tepesi’ne çok büyük ve modern bir mezbaha binası yaptırmıştı. Atatürk Bulvarı üzerinde yeni büyük bir belediye binası projesi ihalesi yapıp Kemalpaşa Caddesi alt yapısı inşaatını başlattı. 1988’e kadar büyük işlere imzasını attı.1988’de İzmir’den Alaçatı’ya gelirken bir trafik kazası geçirdi. Kaza sırasında arabada üç arkadaşı daha vardı. Zeki Kılınç kaza anında hayatını kaybetmiş; Nuran Avcı ile Hüseyin Sarı yaralı, İsmet Sarı ise ağır yaralı olarak olarak hastaneye kaldırılmışlardı. İsmet Sarı bir süre sonra, hastanede hayatını kaybetti.

Alaçatı meclis üyeleri toplanarak, yerel seçimlere kadar, Muzaffer Baskıcı’yı belediye başkanlığına seçmişti.

İki yıl öncesine gidelim. 1986’da, siyasi parti belde teşkilatları kurulmuştu. SODEP ile Halkçı Parti birleşmişti. Yani Aydın Güven Gürkan ile Erdal İnönü birleşmişti. Erdal İnönü, Genel Başkanın Aydın Güven Gürkan olmasını istemişti. 30 Mayıs 1986’ya kadar Aydın Güven GÜRKAN Genel Başkanlık görevini üstlendi ve aynı yıl Genel kurultay yapıldı ve görevi Erdal İNÖNÜ’ye devretti. Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) Genel Başkanı olan Erdal İNÖNÜ, aynı yıl ara şeçimde İzmir Milletvekili seçilerek Parlamento’ya girdi.

 Aynı yıl SHP delege seçimleri yapılıyordu. Alaçatı, üç mahalleydi. 1986’da Belediye Başkanı İsmet Sarı, İmamoğlu Mevkii ve Göbene Mevkii’nde yapılaşma başlatmıştı. Bu iki yeri, İmamoğlu Mevkisini Menderes Mahallesi, Göbene Mevkii’ni de Fevzi Çakmak Mahallesi olarak meclis kararıyla mahalleye dönüştürdü ve böylece Alaçatı, toplamda beş mahalleye erişmiş oldu. 





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ALAÇATI’DA YAŞAMDAN KESİTLER

                   ALAÇATI’DA YAŞAMDAN KESİTLER 1960 lı yıllar. Alaçatı Belediye’sine ait elektrik santrali vardı. Bu gün halk Pazarı kurulan dutlu caddeden yürüyerek bir kilometre sonra vardığımız. Alaçatı şehitlik parkı, yaklaşık 15 dönüm bir alanı olan yüksek taş duvarlarla etrafı çevrilmiş, içinde palmiye ağaçları, kurtuluş savaşında canlarını bu vatan için seve seve vermiş şehitlerimizin anıt mezarları. Etrafında yüzlerce çeşit çiçekler, mis gibi kokuyor. Duvarların üstüne sarılmış sarmaşıklar. Sarmaşıkların bir kısmı beyaz bir kısmı mor renkte açmış. Renklerin güzelliğinden ve kokusundan ayrılamazsınız. Şehitlik bahçesinin yan tarafındaki Karagöz tepeye giden yol kıyılarındaki geniş hendekler dokuz köprülerden taşan sular hendekleri doldurmuş. İçinde yeşil kurbağalar, küçük büyük Kaplumbağalar, küçük kefal balıklar. Temiz suda dans ediyorlar. Sürülmemiş tarla sınırlarında deniz börülceleri. Diz ...

ALAÇATI’NIN KIŞ UYKUSU

  Mart ayının ortasına geldik. Ekim ayının sonunda meyhaneler, barlar ve eğlence mekânları kapılarını kapatır. Böylece Alaçatı yavaş yavaş sessizliğe bürünür ve kasaba uzun bir kış uykusuna bırakılır. Sokakların gürültüsü diner. Işıklar azalır. Rüzgâr taş evlerin arasından daha rahat dolaşır. Yine de birkaç sulu yemek lokantası vardır ki, ekonominin zorluğuna rağmen ocağını söndürmez. Mücadele eder, kapısını açık tutar. Alaçatı’da kalanlara bir tabak sıcak yemek ve bir selam vermeye devam eder. Kış aylarında sokaklar sessizdir. İnsan görmeye hasret kalmış gibidir. Eskiden köşe başlarında yapılan sohbetler azalır, kahkahalar seyrekleşir. Kasaba sanki kendi içine çekilir. Ben ise bir kitapçı esnafı olarak dükkânımı yılın 365 günü açtım. Kış uykusu olsa da kapımız kapalı kalmadı. Bazen bir okur uğradı. Bazen yalnızca rüzgâr kapının önünden geçti. Ama dükkânın ışığı hep yandı. Şimdi Mart ayının ortasında o bilindik hareket yeniden başlıyor. Mekânlar kapılarını açmaya hazırlanıyor...

SİYASETTEN KEYİF ALDIĞIM YILLAR

                                   SİYASETTEN KEYİF ALDIĞIM YILLAR   Alaçatı’nın bakir olduğu, ovaların ekildiği, halkının gece gündüz çalışarak geçimini kazandığı yıllardı. 1968-1976 yıllarında Alaçatı Belediye Başkanı olan Lütfü Koparal makamına giderken tüm esnafı selamlar, belediyeye öyle giderdi. Makam arabası yoktu. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel Lütfü Koparal’ı çok severdi. Kendisini ziyarete gittiği zaman “Kennedy Lütfü” diye hitap edermiş. Bu anısını Lütfü Koparal’ın bizzat kendisinden dinlemiştim.   Lütfü Başkanın üstü açık bir cipi vardı. Alaçatı’dan Ildırı Köyüne kadar uzanan mücavir alanı teftiş etmek için kullanırdı. 1976 yılında yapılan ara seçimde Cumhuriyet Halk Partisi adayı Abdurrahman Keskin yerel seçimi kazanmıştı. Abdurrahman Keskin de halkla barışık bir başkandı. Yalnızca halk günlerinde değil, her ...