Ana içeriğe atla

SİYASİ YAŞAMIM (17)

1994’te İstanbul ve İzmir’den gelen yeni Alaçatı'lılar ile birlikte Alaçatı Koruma Derneği’nin Kurucu Üyesi olarak yönetimde yer almıştım. Alaçatı Avcılar ve Atıcılar Derneği’nden sonra Alaçatı’da ilk defa bir sivil toplum örgütü kurulmuştu.
 Benimle birlikte, Metin Akalın, İbrahim Topal, Şevki Figen, Ahmet Palamutçu, Ersin Tepeci, Zeynep Öziş gibi önemli isimler kurucu üyeleri olmuştu derneğin. Kurucu Başkan’ımız da Şevki Figen olmuştu. Belediye ile birlikte çok güzel çalışmalarımız oldu.
 Alaçatı’ya Rahmi Koç, Mustafa Koç ve eşi Caroline Koç işyeri açmıştı. Sakıp Sabancı, Muhtar Kent, Can Kıraç gibi ünlü isimler, Leyla Figen’in saman deposunu restore ederek açmış olduğu Agrilia Restoran’nda yemek yemeğe ve Alaçatı’yı gezmeye gelirlerdi. Remzi Özen bu isimlere yönelik, Pazaryeri Camii’nin karşındaki meydana Antika Pazarı’nı kurmuştu. Türkiye’deki bütün antika severler Alaçatı Antika Pazarı’na gelirlerdi. Alaçatı artık ünlü isimlerin dinlence merkeziydi.

 Velhasıl Alaçatı’ya artık kadın eli de değmeye başlamıştı. İlk olarak Leyla Figen Agrilia Restoran’ı açmıştı daha sonra Zeynep Öziş mezarlığın yanında olan Barbun ailesinden aldığı eski taş evi restore ederek Taş Oteli’ni açmıştı. Alaçatı artık kadınlara emanetti. Sonraları gerisi geldi. Kaliteli markalar işyeri açıyorlardı. Remzi Özen’in çalışmaları, yapmış olduğu icraatlar meyvesini vermeye başlamıştı. Remzi Özen’in bana söylediği söz hala kulaklarımda:  “Ömer, Alaçatı’yı Dünya markası yapacağız!
12 Eylül Rejimi’nin ürünü, eski siyasi partilerin aynı adla tekrar açılmasını engelleyen yasa 19 Haziran 1992'de kaldırıldı ve eski partilerin yeniden açılabilmesi sağlandı. Bu karar en fazla CHP tabanını etkiledi. 3 Mayıs 1992'de CHP'nin hayatta olan son genel yönetim kurulu üyeleri bir bildiri yayımladılar. "Cumhuriyet Halk Partisi" yeniden açılıyordu. Bildirinin altında Erol TuncerHayrettin UysalAltan Öymen, Metin Somuncu, Metin Tüzün, Erdoğan Bakkalbaşı, Coşkun Karagözoğlu, Orhan Akbulut, Avni Gürsoy, Güler Gürpınar, Mehmet Gümüşlü, Hayri Öner, Celal DoğanMehmet Nebil Oktay, Nail Atlı, Mehmet Dedeoğlu, Çetin Bozkurt, Hüseyin Doğan, İlyas Kılıç, İsmet Atalay ve Orhan Vural'ın imzası bulunuyordu. CHP tabanı bu bildiriyle hareketlendi, 12 Eylül öncesi gençlik kolları bir araya geldi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin doğum tarihi de belirlenmişti: “9 Eylül 1992”
 Cumhuriyet Halk Partisi tekrar açılmıştı. İzmir İl Başkanı Erol Güngör, beni ziyarete geldi ve benden Alaçatı’da belde teşkilatını kurmamı istedi. Ben isteği kabul ettim ve SHP den otuz arkadaşımız istifa ederek Alaçatı’da Cumhuriyet Halk Partisi Teşkilatını kurduk. Çeşme İlçe Başkanımız da Hakkı Berksu olmuştu. Ben de Cumhuriyet Halk Partisi Alaçatı meclis üyesi olarak 1994 yerel seçimlerine kadar görevimi sürdürmüştüm.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ALAÇATI’DA YAŞAMDAN KESİTLER

                   ALAÇATI’DA YAŞAMDAN KESİTLER 1960 lı yıllar. Alaçatı Belediye’sine ait elektrik santrali vardı. Bu gün halk Pazarı kurulan dutlu caddeden yürüyerek bir kilometre sonra vardığımız. Alaçatı şehitlik parkı, yaklaşık 15 dönüm bir alanı olan yüksek taş duvarlarla etrafı çevrilmiş, içinde palmiye ağaçları, kurtuluş savaşında canlarını bu vatan için seve seve vermiş şehitlerimizin anıt mezarları. Etrafında yüzlerce çeşit çiçekler, mis gibi kokuyor. Duvarların üstüne sarılmış sarmaşıklar. Sarmaşıkların bir kısmı beyaz bir kısmı mor renkte açmış. Renklerin güzelliğinden ve kokusundan ayrılamazsınız. Şehitlik bahçesinin yan tarafındaki Karagöz tepeye giden yol kıyılarındaki geniş hendekler dokuz köprülerden taşan sular hendekleri doldurmuş. İçinde yeşil kurbağalar, küçük büyük Kaplumbağalar, küçük kefal balıklar. Temiz suda dans ediyorlar. Sürülmemiş tarla sınırlarında deniz börülceleri. Diz ...

ALAÇATI’NIN KIŞ UYKUSU

  Mart ayının ortasına geldik. Ekim ayının sonunda meyhaneler, barlar ve eğlence mekânları kapılarını kapatır. Böylece Alaçatı yavaş yavaş sessizliğe bürünür ve kasaba uzun bir kış uykusuna bırakılır. Sokakların gürültüsü diner. Işıklar azalır. Rüzgâr taş evlerin arasından daha rahat dolaşır. Yine de birkaç sulu yemek lokantası vardır ki, ekonominin zorluğuna rağmen ocağını söndürmez. Mücadele eder, kapısını açık tutar. Alaçatı’da kalanlara bir tabak sıcak yemek ve bir selam vermeye devam eder. Kış aylarında sokaklar sessizdir. İnsan görmeye hasret kalmış gibidir. Eskiden köşe başlarında yapılan sohbetler azalır, kahkahalar seyrekleşir. Kasaba sanki kendi içine çekilir. Ben ise bir kitapçı esnafı olarak dükkânımı yılın 365 günü açtım. Kış uykusu olsa da kapımız kapalı kalmadı. Bazen bir okur uğradı. Bazen yalnızca rüzgâr kapının önünden geçti. Ama dükkânın ışığı hep yandı. Şimdi Mart ayının ortasında o bilindik hareket yeniden başlıyor. Mekânlar kapılarını açmaya hazırlanıyor...

SİYASETTEN KEYİF ALDIĞIM YILLAR

                                   SİYASETTEN KEYİF ALDIĞIM YILLAR   Alaçatı’nın bakir olduğu, ovaların ekildiği, halkının gece gündüz çalışarak geçimini kazandığı yıllardı. 1968-1976 yıllarında Alaçatı Belediye Başkanı olan Lütfü Koparal makamına giderken tüm esnafı selamlar, belediyeye öyle giderdi. Makam arabası yoktu. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel Lütfü Koparal’ı çok severdi. Kendisini ziyarete gittiği zaman “Kennedy Lütfü” diye hitap edermiş. Bu anısını Lütfü Koparal’ın bizzat kendisinden dinlemiştim.   Lütfü Başkanın üstü açık bir cipi vardı. Alaçatı’dan Ildırı Köyüne kadar uzanan mücavir alanı teftiş etmek için kullanırdı. 1976 yılında yapılan ara seçimde Cumhuriyet Halk Partisi adayı Abdurrahman Keskin yerel seçimi kazanmıştı. Abdurrahman Keskin de halkla barışık bir başkandı. Yalnızca halk günlerinde değil, her ...