Bugün günlerden 14 Şubat Pazar. Tüm dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de sevgililer günü kutlamaları yapılıyor. Sevgililer birbirlerine küçük büyük hediyeler alıyor. Kişinin bütçesine göre tabii ki… Çünkü hediyenin büyüğü küçüğü olmuyor. Hediye hediyedir. Bazen insan sevgilisine güzel cümle bile kurmak hediyeden daha makbuldür...Bu yıl Coronavirüs nedeniyle sevgililer gününü eski yıllardaki gibi kutlayamıyoruz. Hele 65 yaş üstü olanlar sokağa çıkma yasaklarından dolayı daha zor günler yaşıyoruz. Aylardır sokağa çıkamamaktan artık gına geldi. Bütün gün ev hapsindeyiz. İstediğimiz zaman dışarıya çıkamıyoruz.Sabahleyin erken kalktım. Evimde televizyon seyrederken eşim odaya girince ayağa kalktım ve uzaktan sadece birbirimizin gözlerimize bakarak “sevgililer günümüz kutlu olsun” diyebildik. Sarılmak yok, öpüşmek yok. Türk kültürümüzde birbirimize sarılarak sevgimizi göstermez miyiz? Karşımızdaki sevdiklerimize sarılıp sevgimizi öyle gösteririz. Normal yaşantımıza ne kadar bir zaman içinde kavuşuruz belli değil. Fedakârlık hep 65 yaş üstündeki insanların üstünde kaldı. Ama yine de bulaşmanın önüne geçilemedi. Yalnız Türkiye’de değil tabii ki Avrupa ve tüm dünya bu Coronavirüsle mücadele ediliyor. Aşı olsak bile yine tehlikede olduğumuz söyleniyor bilim kurulu tarafındanSevgili dostlarım bu günlerin geçtiği ve birbirimize sarılıp karşılıklı bir masada oturarak elele tutuştuğumuz, ellerimizin kenetlendiği ve aynı masada kahvelerimizin içildiği, sevgililerimize sarılıp istediğimiz saatte deniz kıyısında sarılıp yürüyerek yaşayacağımız nice günlerin geleceğini sabırla bekleyerek; Sevgililer Günü’nüzü kutluyorum.
ALAÇATI’DA YAŞAMDAN KESİTLER 1960 lı yıllar. Alaçatı Belediye’sine ait elektrik santrali vardı. Bu gün halk Pazarı kurulan dutlu caddeden yürüyerek bir kilometre sonra vardığımız. Alaçatı şehitlik parkı, yaklaşık 15 dönüm bir alanı olan yüksek taş duvarlarla etrafı çevrilmiş, içinde palmiye ağaçları, kurtuluş savaşında canlarını bu vatan için seve seve vermiş şehitlerimizin anıt mezarları. Etrafında yüzlerce çeşit çiçekler, mis gibi kokuyor. Duvarların üstüne sarılmış sarmaşıklar. Sarmaşıkların bir kısmı beyaz bir kısmı mor renkte açmış. Renklerin güzelliğinden ve kokusundan ayrılamazsınız. Şehitlik bahçesinin yan tarafındaki Karagöz tepeye giden yol kıyılarındaki geniş hendekler dokuz köprülerden taşan sular hendekleri doldurmuş. İçinde yeşil kurbağalar, küçük büyük Kaplumbağalar, küçük kefal balıklar. Temiz suda dans ediyorlar. Sürülmemiş tarla sınırlarında deniz börülceleri. Diz ...
Yorumlar
Yorum Gönder