Ana içeriğe atla

Cumhuriyet Gazetesi

 

Cumhuriyet Gazetesi bu hafta ‘Bir Zamanlar Alaçatı’da’ kitabına yer verdi

facebook-paylas

 Tarih: 23-11-2023 22:05:11  -   Güncelleme: 23-11-2023 22:12:11

Cumhuriyet Gazetesi bu hafta ‘Bir Zamanlar Alaçatı’da’ kitabına yer verdi

Cumhuriyet Gazetesi’nin her perşembe yayınladığı Cumhuriyet Kitap’ta bu hafta Alaçatı’nın değerli ismi, Alaçatı Kitabevi’nin sahibi Ömer Önal’ın belgesel değeri olan ‘Bir Zamanlar Alaçatı’da’ kitabına yer verildi.

 

Cumhuriyet Gazetesi Kitap’ta Ömer Önal ve Kitabı ‘Bir Zamanlar Alaçatı’da” kitabı ile ilgili şu bilgilere yer verildi;

 

“Çeşme Alaçatı’da doğmuş 26 yıl burada terzilik yaptıktan sonra 1969 yılından bu yana 34 yıldır yine Alaçatı’da Dost Kitabevini yöneten Ömer Önal’ın kitabı Bir Zamanlar Alaçatı’da kitabı (Ceres Yayınları) raflarda yerini aldı. 

Kitap bir bakıma küçük ve sakin bir köyden şimdilerde en önemli tatil ve eğlence merkezi haline gelen Alaçatı’nın öyküsü, belgeseli.

 

Kitapta sadece terzi Ömer Usta’nın Dost Kitabevi yöneticisi Ömer Önal’ın yaşamı değil, Alaçatı’nın kültürel, sosyolojik ve turistik gelişimi de yer alıyor.

Alaçatı’nın doğal ve kültürel varlıklarının korunması, Alaçatı’nın her inancı, her düşünceyi kucaklayan düşünce yapısını sürdürmesi Ömer Önal’ın en önemli hedefi. Yerel politikanın da içinde yer alan Ömer Önal Bir Zamanlar Alaçatı’da kitabında, CHP mahalle delegeliğinden, belediye meclis üyeliğine ve belediye başkan vekilliğine uzanan anılarıyla, Türkiye’nin yerel düzeydeki siyasal yaşamına da ışık tutuyor. 

 

Ömer Önal 2004 yılından bugüne 10 yıldır Alaçatı gazetesinde köşe yazıları da yazıyor. 320 sayfalık kitabı tüm bu bağlamlarda 60’a yakın öykü tadında yazılarından ( Çocukluk, Alaçatı’nın Gelişmesi, Alaçatı’da Yaşam, Eskiye Özlem, Merdivenli Koyu, Alaçatı’nın Değirmenleri vb.) oluşuyor. 

 

Bir Zamanlar Alaçatı’da, Ömer Önal’ın kaleminden Alaçatı’nın mimari dokusuna, tarihine, kültürüne, çevresine, değerlerine sahip çıkılması için belgesel değeri olan bir kitap.”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ALAÇATI’DA YAŞAMDAN KESİTLER

                   ALAÇATI’DA YAŞAMDAN KESİTLER 1960 lı yıllar. Alaçatı Belediye’sine ait elektrik santrali vardı. Bu gün halk Pazarı kurulan dutlu caddeden yürüyerek bir kilometre sonra vardığımız. Alaçatı şehitlik parkı, yaklaşık 15 dönüm bir alanı olan yüksek taş duvarlarla etrafı çevrilmiş, içinde palmiye ağaçları, kurtuluş savaşında canlarını bu vatan için seve seve vermiş şehitlerimizin anıt mezarları. Etrafında yüzlerce çeşit çiçekler, mis gibi kokuyor. Duvarların üstüne sarılmış sarmaşıklar. Sarmaşıkların bir kısmı beyaz bir kısmı mor renkte açmış. Renklerin güzelliğinden ve kokusundan ayrılamazsınız. Şehitlik bahçesinin yan tarafındaki Karagöz tepeye giden yol kıyılarındaki geniş hendekler dokuz köprülerden taşan sular hendekleri doldurmuş. İçinde yeşil kurbağalar, küçük büyük Kaplumbağalar, küçük kefal balıklar. Temiz suda dans ediyorlar. Sürülmemiş tarla sınırlarında deniz börülceleri. Diz ...

ALAÇATI’NIN KIŞ UYKUSU

  Mart ayının ortasına geldik. Ekim ayının sonunda meyhaneler, barlar ve eğlence mekânları kapılarını kapatır. Böylece Alaçatı yavaş yavaş sessizliğe bürünür ve kasaba uzun bir kış uykusuna bırakılır. Sokakların gürültüsü diner. Işıklar azalır. Rüzgâr taş evlerin arasından daha rahat dolaşır. Yine de birkaç sulu yemek lokantası vardır ki, ekonominin zorluğuna rağmen ocağını söndürmez. Mücadele eder, kapısını açık tutar. Alaçatı’da kalanlara bir tabak sıcak yemek ve bir selam vermeye devam eder. Kış aylarında sokaklar sessizdir. İnsan görmeye hasret kalmış gibidir. Eskiden köşe başlarında yapılan sohbetler azalır, kahkahalar seyrekleşir. Kasaba sanki kendi içine çekilir. Ben ise bir kitapçı esnafı olarak dükkânımı yılın 365 günü açtım. Kış uykusu olsa da kapımız kapalı kalmadı. Bazen bir okur uğradı. Bazen yalnızca rüzgâr kapının önünden geçti. Ama dükkânın ışığı hep yandı. Şimdi Mart ayının ortasında o bilindik hareket yeniden başlıyor. Mekânlar kapılarını açmaya hazırlanıyor...

SİYASETTEN KEYİF ALDIĞIM YILLAR

                                   SİYASETTEN KEYİF ALDIĞIM YILLAR   Alaçatı’nın bakir olduğu, ovaların ekildiği, halkının gece gündüz çalışarak geçimini kazandığı yıllardı. 1968-1976 yıllarında Alaçatı Belediye Başkanı olan Lütfü Koparal makamına giderken tüm esnafı selamlar, belediyeye öyle giderdi. Makam arabası yoktu. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel Lütfü Koparal’ı çok severdi. Kendisini ziyarete gittiği zaman “Kennedy Lütfü” diye hitap edermiş. Bu anısını Lütfü Koparal’ın bizzat kendisinden dinlemiştim.   Lütfü Başkanın üstü açık bir cipi vardı. Alaçatı’dan Ildırı Köyüne kadar uzanan mücavir alanı teftiş etmek için kullanırdı. 1976 yılında yapılan ara seçimde Cumhuriyet Halk Partisi adayı Abdurrahman Keskin yerel seçimi kazanmıştı. Abdurrahman Keskin de halkla barışık bir başkandı. Yalnızca halk günlerinde değil, her ...