Ana içeriğe atla

CHP’DE ADAY BELİRLE(NEME)MESİ

Sizleri eski günlere götürmek isterim. Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüzüğünde aday belirleme maddesi vardı. milletvekilleri, belediye başkanları, meclis üyelerini; kongre ve ön seçim delegeleri seçerdi. Değişim ile seçilen Genel Başkanı ve Parti Meclisi üyeleri aday adayları ön seçimle belirleyecek sözü verdiler. Birkaç il ve ilçede uygulandı gibi görünse de partili üyelerin gazı alınmak üzere uygulandı.

1989 seçimleri yapılıyordu. Cumhuriyet Halk Partisi adayların belirlenmesini parti delegeleri karar vereceklerdi.1989 yılında Alaçatı Belediyesi’ne üç aday müracaat etmişti. Remzi Özen (Emekli Vali), Hikmet Dikmen (Beden Eğitimi Öğretmeni), Yakup Deliboz (Avukat). Bu üç aday adayı yarıştılar. Önseçim günü Sosyal Demokrat Halkçı Parti Kurucu Parti meclis üyemiz Rahmetli Atilla Sav Divan Kurulu Başkanlığı’nda önseçim ve kongre delegelerinin oylarıyla Remzi Özen’i Belediye Başkan adayı olarak belirlediler. Ben de Sosyal Demokrat Halkçı Parti Alaçatı Belde Teşkilatı’nın kurucu başkanıydım. Önseçimlerden önce üç saygıdeğer adaylarımızla ayrı ayrı mülakat yapmıştık. O yıllarda yaşayanlar çok iyi anımsayacaklardır. Bugün ise Cumhuriyet Halk Partisi Çeşme İlçe Başkanı koltuğunda oturan arkadaş Parti Genel Merkezine aday adayı olan kişiyle birlikte gitmiş, seçimde taraf olduğunun kanıtı olsun diye de Parti sözcüyle bir de fotoğraf verilmiş.

Hadi gönlünde bir aslan vardı da bu arkadaşı çok seviyorsun diyelim. Herkesin gönlünde zaten çok sevdiği başarılı olacağı bir adayı var. Bunu açık açık niye yapıyorsunuz ki? İlçe başkanının tarafı olmamalı. Diğer belediye başkanı aday adayı olan arkadaşlarını neden yok sayıyorsun?

Cumhuriyet Halk Partisi değişimci yönetimi bundan sonra önseçimi üyeler ile yapılmasını istiyor. Seçime iki buçuk ay kala başta İzmir olmak üzere birçok ili halen belirleyemedi. Bugün medyada bir İstanbullu olan ikinci adaydan söz ediliyor. Genel Başkan sayın Özgür Özel medyada “Türkiye’nin amiral gemisi” dediği İzmir’i sona bırakacağız demesine bir anlam veremiyor İzmir seçmeni.

Sayın Genel Başkan bir an önce İzmir’in adaylarını belirleyin. İzmir seçmenini yormayın artık. Yeterince yorulduk artık yeter…

 

ÖMER ÖNAL

21/01/2024

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ALAÇATI’DA YAŞAMDAN KESİTLER

                   ALAÇATI’DA YAŞAMDAN KESİTLER 1960 lı yıllar. Alaçatı Belediye’sine ait elektrik santrali vardı. Bu gün halk Pazarı kurulan dutlu caddeden yürüyerek bir kilometre sonra vardığımız. Alaçatı şehitlik parkı, yaklaşık 15 dönüm bir alanı olan yüksek taş duvarlarla etrafı çevrilmiş, içinde palmiye ağaçları, kurtuluş savaşında canlarını bu vatan için seve seve vermiş şehitlerimizin anıt mezarları. Etrafında yüzlerce çeşit çiçekler, mis gibi kokuyor. Duvarların üstüne sarılmış sarmaşıklar. Sarmaşıkların bir kısmı beyaz bir kısmı mor renkte açmış. Renklerin güzelliğinden ve kokusundan ayrılamazsınız. Şehitlik bahçesinin yan tarafındaki Karagöz tepeye giden yol kıyılarındaki geniş hendekler dokuz köprülerden taşan sular hendekleri doldurmuş. İçinde yeşil kurbağalar, küçük büyük Kaplumbağalar, küçük kefal balıklar. Temiz suda dans ediyorlar. Sürülmemiş tarla sınırlarında deniz börülceleri. Diz ...

ALAÇATI’NIN KIŞ UYKUSU

  Mart ayının ortasına geldik. Ekim ayının sonunda meyhaneler, barlar ve eğlence mekânları kapılarını kapatır. Böylece Alaçatı yavaş yavaş sessizliğe bürünür ve kasaba uzun bir kış uykusuna bırakılır. Sokakların gürültüsü diner. Işıklar azalır. Rüzgâr taş evlerin arasından daha rahat dolaşır. Yine de birkaç sulu yemek lokantası vardır ki, ekonominin zorluğuna rağmen ocağını söndürmez. Mücadele eder, kapısını açık tutar. Alaçatı’da kalanlara bir tabak sıcak yemek ve bir selam vermeye devam eder. Kış aylarında sokaklar sessizdir. İnsan görmeye hasret kalmış gibidir. Eskiden köşe başlarında yapılan sohbetler azalır, kahkahalar seyrekleşir. Kasaba sanki kendi içine çekilir. Ben ise bir kitapçı esnafı olarak dükkânımı yılın 365 günü açtım. Kış uykusu olsa da kapımız kapalı kalmadı. Bazen bir okur uğradı. Bazen yalnızca rüzgâr kapının önünden geçti. Ama dükkânın ışığı hep yandı. Şimdi Mart ayının ortasında o bilindik hareket yeniden başlıyor. Mekânlar kapılarını açmaya hazırlanıyor...

SİYASETTEN KEYİF ALDIĞIM YILLAR

                                   SİYASETTEN KEYİF ALDIĞIM YILLAR   Alaçatı’nın bakir olduğu, ovaların ekildiği, halkının gece gündüz çalışarak geçimini kazandığı yıllardı. 1968-1976 yıllarında Alaçatı Belediye Başkanı olan Lütfü Koparal makamına giderken tüm esnafı selamlar, belediyeye öyle giderdi. Makam arabası yoktu. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel Lütfü Koparal’ı çok severdi. Kendisini ziyarete gittiği zaman “Kennedy Lütfü” diye hitap edermiş. Bu anısını Lütfü Koparal’ın bizzat kendisinden dinlemiştim.   Lütfü Başkanın üstü açık bir cipi vardı. Alaçatı’dan Ildırı Köyüne kadar uzanan mücavir alanı teftiş etmek için kullanırdı. 1976 yılında yapılan ara seçimde Cumhuriyet Halk Partisi adayı Abdurrahman Keskin yerel seçimi kazanmıştı. Abdurrahman Keskin de halkla barışık bir başkandı. Yalnızca halk günlerinde değil, her ...