Alaçatı’nın
Yüzü Gülen İnsanı: Süleyman Akkaya
Bazı insanlar vardır; bir kasabadan sessizce
geçmezler. Yaşadıkları yere seslerini değil, kalplerini bırakırlar. Süleyman
Akkaya, Alaçatı’da işte böyle yaşadı. Herkesin tereddütsüz “Abi” dediği, yüzü
gülen, selamı eksik olmayan, yardımı kendine borç bilen bir insandı Süleyman
Abi.
Onu anlatmaya toprağından başlamak gerekir.
Gençliğinde tütün tarlalarında çalıştı; tütün dikti, tütün kırdı. Yalnızca
emekçi değildi, zamanla Alaçatı’da tütün eksperliği de yaptı. Toprağı
tanırdı, ürünü bilirdi, emeğin kıymetini ölçmesini de. Toprakla kurduğu bu
derin bağ, hayata bakışını da belirledi. Sabırlıydı, kanaatkârdı, emeğe
saygılıydı. Alın teriyle kazanmanın ne demek olduğunu bildiği için kimseyi
küçümsemedi, kimseye yukarıdan bakmadı.
Siyaset, Süleyman Abi’nin hayatında bir koltuk
meselesi değil, bir vicdan meselesiydi. Cumhuriyet Halk Partiliydi. Bu
topraklarda Cumhuriyet’in ne demek olduğunu bilenlerdendi. Atatürkçüydü;
İnönü’yü saygıyla anar, Cumhuriyet değerlerini gündelik hayatının doğal bir
parçası gibi yaşardı.
Alaçatı’da yıllarca belediye meclis üyeliği yaptı
ama hiçbir zaman “meclis üyesi” gibi davranmadı. Hep mahallenin, sokağın,
insanların Süleyman Abisi olarak kaldı. Hayatta hep ezilen ’in hep yanında
oldu. Kayınpederinin vefatından sonra Çeşme’de Paşabahçe Mamulleri’nin
dükkânını işletti. Erken açılan kepenkler, geç kapanan günler, uzun mesailer…
Çok çalıştı, çok yoruldu. Ama yorgunluğunu
kimseye yük etmedi. Çünkü onun için çalışmak, hayata tutunmanın en onurlu yoluydu.
İlkokul mezunuydu; ama özellikle tarih bilgisiyle pek çok insanı şaşırtırdı.
Terzi dükkânıma her gelişinde sohbet mutlaka derinleşirdi. Bir gün dayanamadım,
sordum:
— “Süleyman Abi, bu kadar bilgiyi nereden
edindin?”
Yüzü yine gülerek cevap verdi:
— “Oğlum, ben Cumhuriyet gazetesi okuyorum.”O cümlede, bir ömrün özeti
vardı. Okuyarak, düşünerek, Cumhuriyet’e inanarak yaşadı. Yıllarca Cumhuriyet
Halk Partisi’nin iktidar olmasını istedi; o günün hayalini kurdu. Ve hayat, ona
nadir rastlanan bir vefa gösterdi: O günü görerek bu dünyadan ayrıldı.
Bir Süleyman Akkaya geçti bu diyardan. Ardında büyük laflar değil, büyük bir boşluk bırakarak… Alaçatı’da bir selam eksildi, bir yüzü gülen insan azaldı. Ama onun emeği, duruşu ve inancı bu kasabanın hafızasında yaşamaya devam edecek.
Kalın sağlıcakla…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.