Eski Alaçatı’dan Kalan Bir İz: Şaban Özen
Eski Alaçatı’nın sabahları başkaydı.
Taş sokaklar daha sessiz, selamlar daha sahici, zaman daha ağır akardı. İnsan,
günün nereye varacağını değil; günün içinde nasıl duracağını düşünürdü. İşte o
günlerin içinden, fark edilmeden ama unutulmadan geçen insanlardan biridir
Şaban Özen.
Şaban Özen’i anlatmak, aslında bir insanı
anlatmaktan çok bir zamanı hatırlamaktır. Kapıların kilitlenmediği,
pencerelerin sokağa açık olduğu, herkesin birbirini adıyla bildiği yılların
insanıdır o. Sabah erkenden başlayan gün, akşamüstü gölgeler uzayana kadar aynı
dinginlikle sürerdi. Şaban Özen de o günlerin ritmine ayak uyduranlardan değil;
bizzat o ritmi yaşatanlardandı.
Çok konuşmazdı derler; evet, lafı gereksiz yere
uzatmazdı. Ama konuştuğunda, sanki geçmişten bir cümle düşerdi ağzından. Selamı
ağırdı, hatır sorması içtendi. Acele etmezdi; çünkü eskiden kimse acele
etmezdi. Hayat, bugünkü gibi koşturmazdı insanı. Şaban Özen’in yürüyüşünde bile
eski zamanların sabrı, ölçüsü ve vakarı vardı.
Mahalle kültürünün hâlâ ayakta durduğu dönemlerde
insanların birbirine görünmeyen borçları olurdu:
Bazen bir tabak yemek,
bazen bir omuz,
bazen de sadece susarak dinlemek…
Şaban Özen, işte bu görünmeyen bağların sessiz
taşıyıcısıydı. Kimse farkına varmadan ama herkesin içini rahatlatacak bir
şekilde oradaydı. Varlığıyla güven veren, yokluğuyla eksikliği hissedilen
insanlardandı.
Başta “çok konuşmazdı” dedim ama şunu da
eklemeden olmaz:
Sesi gürdü.
Dükkânımın önünden motosikletiyle geçerken durur, laf atmadan geçmezdi.
Takılırdı, gülerdi, eski arkadaşlardan, eski günlerden söz ederdi. O kısa
sohbetlerde bile Alaçatı’nın geçmişi, insan ilişkileri, kaybolan alışkanlıkları
dökülürdü cümlelerin arasından. Gür sesiyle değil, hatırlattıklarıyla iz
bırakırdı.
Bugün Alaçatı’nın sokakları kalabalık, sesler yüksek, adımlar hızlı. Tabelalar çoğaldı, ama hatıralar seyrekleşti. Yine de eski günleri bilenler için bazı isimler hâlâ rüzgârla birlikte dolaşır. Şaban Özen de onlardan biridir. Bir tabelada yazmaz adı, bir fotoğrafta öne çıkmaz belki; ama bu kasabanın hafızasında, taşların arasında, hatıraların en sakin köşesinde durur.
Çünkü bazı insanlar yaşadıkları yere iz bırakır ve;
yerin kendisi olurlar.
Şaban Özen, eski Alaçatı’dan bugüne kalan sessiz
ama çok kıymetli bir hatıradır. Şaban ağabey sana sağlıklı ömürler diliyorum.
Kalın sağlıcakla…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.