Yaykın Mevkisi: Toprağın Yayılıp Hayat Bulduğu Yer

 

Yaykın Mevkisi: Toprağın Yayılıp Hayat Bulduğu Yer

Alaçatı’da bazı yer adları vardır ki haritada bir noktayı değil, bir yaşam biçimini anlatır. Yaykın Mevkisi de onlardan biridir. Bugün kulağa yabancı gelen bu kelime, aslında bu toprakların çok eski bir tanımıdır. Ne süslüdür ne de iddialı; sade ama derindir.

Yaykın, Alaçatı ağzında açık, geniş ve yayılmış arazi demektir. Önü kapanmamış, etrafı daralmamış, toprağın kendini serbestçe açtığı yer… Böyle alanlar eskiden tarım için kıymetliydi. Ekin ekilir, bağ kurulur, ürün alınırdı. Hasat zamanı geldiğinde harman yapılır, rüzgârın yardımıyla buğday savrulurdu.

Yaykın mevkileri yalnızca tarım alanı da değildi. Aynı zamanda hayvanların yayıldığı, otlatıldığı yerlerdi. Sabah salınan koyunlar, keçiler, gün boyu bu açık arazide otlanır; akşamüstü yine köye dönerdi. Toprak, insanla hayvan arasında sessiz bir denge kurardı.

Bugün “otlatma alanı” ya da “tarım sahası” gibi teknik kelimeler kullanıyoruz. Oysa “yaykın” kelimesi, bunların hepsini tek başına anlatır. Hem toprağın biçimini hem de onunla kurulan ilişkiyi… Yerel kelimelerin gücü buradadır; az söyler, çok şey anlatır.

Yaykın Mevkisi adı da işte bu yüzden verilmiştir. Orada bir zamanlar hayat yayılmıştır. İnsan emeği, hayvan izi, rüzgâr ve toprak aynı düzlemde buluşmuştur. Bugün belki tarlalar yoktur, hayvan sesleri duyulmaz ama isim hâlâ durur. Çünkü yer adları, kaybolan hayatların hafızasıdır.

Alaçatı’da “yaykın” demek, sadece geniş arazi demek değildir. Toprağın nefes alabildiği, insanın onunla uyum içinde yaşadığı yer demektir. Bu kelimeleri anlamak, Alaçatı’yı gerçekten anlamaya bir adım daha yaklaşmaktır.

Kalın sağlıcakla…

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Alaçatı’nın İbroş Abisi

  Alaçatı’nın İbroş Abisi Bazı insanlar vardır; isimleri nüfus kâğıdında yazar ama gerçek adlarını hayat verir. İbrahim Tuncel de onlardan...