ALAÇATI’NIN HATIRA NOTLARI
Alaçatı Ot Festivali’nin başlangıcıBazı yaşanmışlıklar vardır; yaşandığı anda sıradan görünür, ama yıllar geçtikçe bir kasabanın hafızasına dönüşür. Alaçatı Ot Festivali de böyle bir hikâyedir. Bugün herkesin bildiği, sahiplendiği ve büyüttüğü bu festivalin, aslında çok sade bir başlangıcı vardı.
O günlerde bizler;Alaçatı Dost Kitabevi önünde sohbet edip bir şeyler yapalım düşüncesiyle ben Ömer Önal, Yaprak Uziş, Tülin Onaner, Burak Önal ve birkaç arkadaşımız, dönemin belediye başkanı Muhittin Dalgıç’ı ziyaret ettik.
Amacımız, Alaçatı’nın doğasına, kültürüne, mübadele ile gelmiş ve unutulmayan yemeklerini getiren göçmenlerin mirasına ve zengin bitki örtüsüne yakışacak bir etkinlik fikrini paylaşmaktı.
Yapılan görüşmede Sayın Başkan, bu fikri dinledikten sonra çok net bir cümle kurdu: “Adı Ot Festivali olsun.”
Belki o an bu cümlenin yıllar sonra nasıl bir değere dönüşeceğini kimse tam olarak öngöremedi. Ama bugün baktığımızda, o sade önerinin Alaçatı’nın en önemli simgelerinden birine dönüştüğünü görüyoruz. Bu yazı bir iddia değil, bir hatıradır. Bir tartışma değil, bir tanıklıktır.
Çünkü bazı şeyler anlatılmazsa kaybolur. Ve bazı hatıralar, sadece yaşayanların dilinde kalır.
Ben de bu satırlarla, Alaçatı’nın hafızasına küçük bir not düşmek istedim.
Ömer Önal
Alaçatı Kitabevi
Yorumlar
Yorum Gönder