Bir Kasabanın Hikâyesini Değiştiren İsim: Remzi Özen
Alaçatı’nın
yetiştirdiği en değerli insanlardan biri hiç kuşkusuz Remzi Özen’dir.
Ben Remzi Abiyi çocukluk yıllarımdan beri tanırım. Onu önce ismiyle, sonra
hikâyeleriyle, daha sonra da bizzat kişiliğiyle tanıdım. Çünkü birlikte terzi
çıraklığı yaptığım arkadaşımın, amca çocuğuydu. Remzi Abi, daha o yıllardan
bizim dünyamızda saygıyla anılan bir isimdi.
Devlet
hizmetine kaymakam olarak başladı. Türkiye’nin çeşitli ilçelerinde görev yaptı.
Özellikle Varto döneminde yaşanan deprem sonrası gösterdiği üstün gayret,
halkın yanında oluşu ve gece gündüz demeden çalışması unutulacak gibi değildir.
Bu özverili çalışmaları nedeniyle dönemin başbakanı Süleyman Demirel tarafından
üstün başarı belgesi ile ödüllendirilmiştir.
1974 yılında İzmir Milletvekili olarak siyasete adım attı. Ancak onun siyaset anlayışı makamdan çok hizmet üzerine kuruluydu. Milletvekilliğinin ardından, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in Özel Kalem Müdürü görevini yaptı. Devletin en üst kademelerinde görev alsa da, içindeki Alaçatı sevgisi hiçbir zaman eksilmedi.
Kaymakam
olduğu yıllarda bile Alaçatı’ya gelir, babasının evinde kalır, harmana koşar,
çapa yapar, çift sürerdi. Onu görenler bir kaymakam değil, toprağa aşık bir
ziraat emekçisi sanırdı. Çünkü o, geldiği yeri hiçbir zaman unutmayan bir
Anadolu insanıydı.
1989 yılına
geldiğimizde Alaçatı için yeni bir yol arıyorduk. O dönem Sosyal Demokrat
Halkçı Parti Belde Başkanı olarak kendisiyle görüştüm. “Remzi Abi,” dedim:
“Artık Alaçatı’ya borcunu ödeme zamanı. Bu seçimi senden başkası kazanamaz.”
Bana dönüp,
“Ömer, bana on gün müsaade et. Halkla konuşayım, sonra sana cevabımı vereyim,”
dedi. Bir hafta sonra geldi. Kararlıydı: “Ömer, kabul ediyorum. Hep birlikte
Alaçatı’yı hak ettiği yere getireceğiz.”
Ve öyle de
oldu. Türkiye genelinde sosyal demokrat belediyelerin kazandığı bir dönemde,
Alaçatı’da da seçim kazanıldı. Ama asıl mesele seçimi kazanmak değil,
Alaçatı’yı yeniden inşa etmekti. Remzi Abi üç dönem belediye başkanlığı yaptı.
Bu süreçte Alaçatı’nın çehresini değiştiren işler yaptı:
- Yıkılmış bahçe ve mezarlık duvarlarını
onardı
- Çıkmaz sokaklar dahil tüm yolları Arnavut
kaldırımı taşlarla döşetti
- Alaçatı Uluslararası Gençlik ve Çocuk
Tiyatrosu Festivali’ni başlattı
- Amfitiyatro ve kültür merkezi kazandırdı
Kültüre olan
sevgisi bambaşkaydı. Amfitiyatro yapılmadan önce bile, Kuğulu Park’ta çocuklara
ve gençlere hasırların üzerinde tiyatro izletirdi. Onun için önemli olan konfor
değil, sanatın insanların hayatına girmesiydi.
Alaçatı’da
film çekimleri yapılırken belediye binasını sanatçılara açtı. Kültürün ve
sanatın önünü açmak için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadı.
Bugün
Alaçatı’nın 2000’li yıllara kadar korunan mimari dokusunda onun emeği vardır.
Hatta ilk taş binayı kendisi yaptırarak halka örnek olmuş, “koruyarak gelişmek”
fikrini daha o yıllarda dillendirmiştir.
En çok aklımda
kalan sözü ise şuydu: “Ömer, Alaçatı bir gün dünya kenti olacak.”
Bugün dönüp
baktığımızda, bu sözün bir hayal değil, bir vizyon olduğunu daha iyi anlıyoruz.
Remzi Özen,
sadece bir belediye başkanı değil; Alaçatı’nın ruhunu koruyan, ona yön veren
bir mimardır. Onun yaptığı eserler, attığı adımlar ve bıraktığı izler kolay
kolay silinmez. Bugün Alaçatı’ya emeği geçenler için en çok hak eden kişi o olur.
İnanın bu bir vefa borcunun küçük bir karşılığı olur.
İyi ki varsın
Remzi Abi… Ve iyi ki bu topraklara iz bıraktın. Senin yaptıkların
unutulmayacak, adın hep saygıyla anılacak.
Kalın
sağlıcakla…

Yorumlar
Yorum Gönder