ALAÇATI ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ ALAÇATI HALKINA KAZANDIRILMALI
Ben Alaçatı’da
doğmuş, büyümüş ve ömrünü bu toprakların kültürüne, insanına ve hafızasına
tanıklık ederek geçirmiş eski bir Alaçatılı olarak bugün içimde büyük bir
burukluk hissediyorum. Çünkü bir zamanlar Alaçatı’nın sanatla, kültürle ve
insan sesiyle yaşayan en önemli mekânlarından biri olan Alaçatı Atatürk Kültür
Merkezi, yıllardır sessizliğe terk edilmiş durumda.
1991 yılında
temeli, ülkemizin değerli devlet insanlarından rahmetli Erdal İnönü tarafından
atılan bu kültür merkezi, o yıllarda Alaçatı için yalnızca bir bina değildi.
Burası insanların bir araya geldiği, çocukların heyecanla etkinliklere
katıldığı, tiyatroların sahnelendiği, sinema gösterilerinin yapıldığı,
söyleşilerin düzenlendiği bir kültür yuvasıydı. O yıllarda Alaçatı’nın
insanları kültüre, sanata ve birlikte yaşamaya daha çok sarılırdı. İnsanlar
burada yalnızca etkinlik izlemezdi; birbirini tanır, sohbet eder, düşüncelerini
paylaşırdı. Alaçatı’da yaşayan ve Sanat seven birçok kişi, “Cevat Fehmi Başkurt’un”
eseri olan “Buzlar Çözülmeden” eserine çalışırlarken ben de katılmıştım. Hatta “Hacı
Murat” rolünü oynamıştım. Hatıralarım var bu Atatürk Kültür Merkezi’nde.
Alaçatı Belediyesi kapatıldıktan sonra ne yazık ki bu güzel yapı da yavaş yavaş unutulmaya başlandı. Koskoca kültür merkezi yıllardır atıl durumda bekliyor. Her önünden geçtiğimde içim sızlıyor. Çünkü bu bina yalnızca beton duvarlardan oluşmuyor; burada Alaçatı’nın anıları, çocukların sesi, geçmişin izleri ve insanların ortak hafızası var.
Bugün Alaçatı çok büyüdü. Yaz aylarında dünyanın birçok yerinden insanlar geliyor. Yeni işletmeler açılıyor, sokaklar kalabalıklaşıyor. Ancak Alaçatı’nın ruhunu ayakta tutacak olan yalnızca taş evler, restoranlar ya da ticaret değildir. Bir beldeyi asıl yaşatan; onun kültürü, sanatı, hafızası ve insanlarının birbirine olan bağlılığıdır.
Bu yıl düzenlenen Alaçatı Kitap Günleri bana yeniden umut verdi. İnsanların kitaplara, söyleşilere, yazarlara ve kültürel etkinliklere ne kadar özlem duyduğunu bir kez daha gördük. Demek ki Alaçatı hâlâ kültürü seven, düşünceye değer veren bir yer olma özelliğini kaybetmemiş. İşte tam da bu yüzden Atatürk Kültür Merkezi yeniden ayağa kaldırılmalıdır.
Geçmiş dönemde
kültür merkezinin güçlendirilerek yeniden hizmete açılacağı söylenmişti. Ancak
aradan geçen yıllarda maalesef somut bir çalışma göremedik. Oysa bu bina
yeniden düzenlenirse gençlerimiz burada tiyatro yapabilir, öğrenciler
söyleşilere katılabilir, çocuklar sanatla buluşabilir. Sinema günleri,
konserler, kitap etkinlikleri ve kültürel toplantılar düzenlenebilir.
Ben inanıyorum
ki bir toplumun geleceği yalnızca beton binalarla kurulmaz. Kültürünü kaybeden
toplumlar zamanla birbirine yabancılaşır. Oysa sanat insanları bir araya
getirir, düşünceyi büyütür ve gençlere umut verir.
Bugünkü
belediye yönetiminden en büyük temennim, Alaçatı Atatürk Kültür Merkezi’ne
öncelik vermesidir. Çünkü bu yapı yeniden canlanırsa yalnızca bir bina açılmış
olmayacak; Alaçatı’nın kültürel ruhu da yeniden nefes alacaktır.

Yorumlar
Yorum Gönder