Ana içeriğe atla

HOŞ GELDİN YETMİŞ YAŞIM!!!

Bu yazımı yazdığım sırada takvimler 1 Haziran 2022 Çarşamba gününü gösteriyordu. Benim için duygu yüklü bir gün. Çünkü 69 yıl önce bugün doğmuşum. Yani 1 Haziran, benim doğum günüm. Sabah biraz erken kalktım ve evimin balkonunda oturdum. Sessizliğin sesini dinliyordum. Eşim Meryem Hanım içeride sabah kahvaltısını hazırlar iken kafam bomboş öylece gökyüzüne bakıyordum. Tepemde birkaç tane beyaz bulut geziniyordu. Caddede birkaç kişinin yürüdüğünü gördüm. Arada da birkaç tane sokak köpeği...

Tören geçidi gibi topluca ilerleyen sokak köpekleri geçişinden sonra balkonumun tam karşısında küçük bir İncir ağacı ile incir ağacını izlemeye koyuldum. Bu iki ağaç bir birine öylece sarılmış ki, sanki dans ediyorlardı. Dallarında onlarca kuşun karşılıklı sohbetlerinin hoş sesi, sonrasında adeta bir orkestradan çıkan melodiyi andırıyordu. Sabahın erken saatinde bu ses, insanın ruhunu okşuyor.
Balkonumda bunları düşünürken telefonum çalmaya başladı. Arayan arkadaşlarım dostlarım doğum günümü kutluyorlardı. İlk, telefonda oğlum Burak aradı. Hayırdır baba sesin biraz kalın geliyor. Rahatsız mısın yoksa? Deyince yok oğlum bir şeyim, iyiyim dedim. Burak da bana;“Sanki daha yaşlı gibi geldi de sesin...” deyince peşinden de Doğum günün kutlu olsunla bağlayıp şakayla kutlamış oldu. Bu esprisi çok hoşuma gitti. Kızım İnstagram da bir video klip hazırlayıp yayınlamış. Onu izleyince çocuklarımla gururlandım. Eşim Meryem de bana özel kahvaltımızı hazırlayıp soframıza davet etti.Hayat o kadar kısa ki seneler ne çabuk geçiyor.20 yaş 30 yaş 40 yaş derken bir baktım ki ben dile kolay 70 yaşına girmiş oldum. Nice güzel sağlıklı yıllara diyelim…
Kalın sağlıcakla...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ALAÇATI’NIN KIŞ UYKUSU

  Mart ayının ortasına geldik. Ekim ayının sonunda meyhaneler, barlar ve eğlence mekânları kapılarını kapatır. Böylece Alaçatı yavaş yavaş sessizliğe bürünür ve kasaba uzun bir kış uykusuna bırakılır. Sokakların gürültüsü diner. Işıklar azalır. Rüzgâr taş evlerin arasından daha rahat dolaşır. Yine de birkaç sulu yemek lokantası vardır ki, ekonominin zorluğuna rağmen ocağını söndürmez. Mücadele eder, kapısını açık tutar. Alaçatı’da kalanlara bir tabak sıcak yemek ve bir selam vermeye devam eder. Kış aylarında sokaklar sessizdir. İnsan görmeye hasret kalmış gibidir. Eskiden köşe başlarında yapılan sohbetler azalır, kahkahalar seyrekleşir. Kasaba sanki kendi içine çekilir. Ben ise bir kitapçı esnafı olarak dükkânımı yılın 365 günü açtım. Kış uykusu olsa da kapımız kapalı kalmadı. Bazen bir okur uğradı. Bazen yalnızca rüzgâr kapının önünden geçti. Ama dükkânın ışığı hep yandı. Şimdi Mart ayının ortasında o bilindik hareket yeniden başlıyor. Mekânlar kapılarını açmaya hazırlanıyor...

ALAÇATI’NIN KAYBOLAN HAFIZASI

  ALAÇATI’NIN KAYBOLAN HAFIZASI Halit Ziya Uşaklığil’in” İzmir Hikâyeleri ” kitabını üç kez okudum çünkü çok sevdiğim bir yazar. Kendisi İzmir hikâyeleri’ni anlatırkan bende kendimi   Alaçatı’nın taş sokaklarında yürürken kendimi buluyordum. bazen insan yalnızca bir kasabanın içinde değil, kaybolmuş bir zamanın içinde dolaştığını hissediyor. Halit Ziya Uşaklıgil bana tam da bunu düşündüren yazarlardan biridir. Onun İzmir hikâyelerini okurken yalnız insanları değil, bir şehrin ruhunu görürüz. Çünkü Halit Ziya, sokakları anlatırken aslında hafızayı anlatıyordu. Kaybolan sesleri, değişen hayatları, eski konakların içindeki yalnızlığı yazıyordu. Bir sokağın, bir evin, hatta havasız bir odanın bile nasıl bir karaktere dönüştüğünü gösteriyordu. Onun hikâyelerinde mekân yalnızca bir arka plan değildir; yaşayan, hisseden ve insanın kaderine ortak olan bir varlıktır. Belki de bu yüzden Halit Ziya’nın satırlarında insan, geçmişin sessizliğini duyar gibi olur. Halit Ziya İzmir’i anlatı...

ALAÇATI'NIN GELİŞİMİ

ALAÇATI'NIN GELİŞİMİ Şehir Plancısı Sayın Ercüment Şahin; Alaçatı’nın bugünlere gelmesinde önemli pay sahibi ve en çok mücadele etmiş isimlerden biridir. 1984 yılında İmar ve İskân Bakanlığı'nda görev yaparken, dönemin Alaçatı Belediye Başkanı Rahmetli Nazım Aydoğdu ile yolu kesişir. Başkan Aydoğdu, Alaçatı'nın geleceği üzerine yapılan bir görüşmede Ercüment Şahin'in bilgi birikiminden ve kent vizyonundan etkilenir. Sohbetin sonunda ona anlamlı bir teklifte bulunur: "Gel, Alaçatı'nın geleceğini birlikte kuralım." Bu davet, yalnızca bir iş teklifi değil, Alaçatı'nın geleceğine yapılan bir çağrıydı. Ercüment Şahin de bu çağrıya kayıtsız kalmaz; bakanlıktaki görevinden ayrılarak Alaçatı Belediyesi'nde şehir plancısı olarak çalışmaya başlar. O yıllarda belediyeye yakın dükkânımda kendisini sık sık görürdüm. Sessiz, ciddi, çalışkan ve samimi bir insandı. Gösterişten uzak ama işine son derece bağlıydı. Belki de bu yüzden Alaçatı'nın bugün sahip...