ÜRETEN ALAÇATI’DAN TURİZMİN ALAÇATI’SINA Bir kasabanın hafızasına, sokaklarına ve değişen hayatına dair bugün dükkânımın önünde oturup Alaçatı’nın caddelerinden geçen insan kalabalığını seyrediyorum. Kemalpaşa Caddesi’nden Hacı Memiş’e, eski sokaklardan Yeni Mecidiye Mahallesi’ne kadar uzanan bu hareketliliğe bakarken, ister istemez geçmişe gidiyorum. Gözümün önünde bugünkü Alaçatı değil, yıllar önce yaşayan, çalışan, üreten ve kendi ayakları üzerinde duran başka bir Alaçatı beliriyor. Alaçatı, benim hafızamda yalnızca taş evleri, dar sokakları ve rüzgâr değirmenleriyle güzel bir kasaba değildir. O, aynı zamanda emeğin ve üretimin kasabasıdır. Türkmenlerin bölgeye yerleşmesiyle şekillenen, zaman içinde Rumların da yerleştiği; farklı insanların aynı coğrafyada emek verdiği, ticaret yaptığı ve hayat kurduğu bir yerdi. Camisiyle, kiliseleriyle, evleriyle, dükkânlarıyla ve üretim alanlarıyla kendi hayatını kurmuş bir kasabaydı. Geçmişte bu sokaklardan yalnızca insanlar geçmezdi. Eşek...