ALAÇATI'NIN GÜZEL İNSANI: ÖZER
SALKIM
Özer
abimle dostluğumuz yarım asra yaklaşan yılların içinden süzülerek bugünlere
ulaştı. Öyle dostluklar vardır ki, yıllar onu aşındırmaz, aksine derinleştirir;
her çay sohbetinde biraz daha köklenir. Onu tanımak benim için her zaman
mutluluk oldu; onunla geçen her an, bana insana ve memlekete dair bir şeyler
öğretti.
Babası
Mustafa Amca, Alaçatı'nın en eski bakkallarından biriydi. Siyah kaplı veresiye
defteri yalnızca borçların değil, güvenin de kaydıydı. O defter, aslında bir
mahallenin birbirine olan inancının belgesiydi; bugün böyle bir güveni hangi
kayıt tutabilir, bilemiyorum.
Özer
abim uzun yıllar kahvehanecilik yaptı. Kahvehanesi benim terzi dükkânımın hemen
yanındaydı. Gün içinde çay içer, memleket meselelerini konuşurduk. Ben o dönem Demokratik
Sol Parti'de, o ise Sosyal Demokrat Halkçı Parti saflarındaydı. Buna rağmen
dostluğumuz hiçbir zaman siyasetin gölgesinde kalmadı; çünkü bizi birbirimize
bağlayan şey bir parti değil, ortak bir vicdandı.
Yıllar içinde siyasi şartlar değişti. Demokratik Sol Parti ile Cumhuriyet Halk Partisi Alaçatı'da bir ittifak kurdu. Dostum Özer abim de bu birlikteliğin içinde samimiyetle yer aldı. İki partinin ortak kararıyla beni belediye başkan adayı olarak önerdiler ve ben Demokratik Sol Parti'den aday oldum. Seçimleri kazanamadık; fakat geriye dönüp baktığımda kaybettiğimiz yalnızca bir seçimdi. Dostluğumuz, birbirimize duyduğumuz saygı ve Cumhuriyet değerlerine olan bağlılığımız ise hiç eksilmedi. Asıl kazanımımız da buydu; çünkü bazı yenilgiler, bazı zaferlerden daha çok şey öğretir insana.
Daha
sonra eşi, oğlu ve kızıyla birlikte açtığı restoranda da aynı sıcaklığı
yaşattı. Emeğini ailesiyle birlikte sürdürmesi, onun için işin bir geçim
kapısından öte, bir aile mirası olduğunu gösterir. Ben kitapçılığı seçtikten
sonra da ne zaman canım sıkılsa yanına gider, bir bardak çayın etrafında eski
Alaçatı'yı konuşurduk. O sohbetler, benim için sadece hatırlamak değil, biraz
da nefes almaktır.
Hayat
bana şunu öğretti: Servet tükenir, makam unutulur; fakat dürüstlük ve vefa
nesilden nesile anlatılır. İnsan ardında bıraktığı güzel isim kadar yaşar. Özer
abim gibi insanlar, bunu söylemeden yaşayarak öğretirler; onların yanında
bulunmak bile bir çeşit derstir.
Özer
Salkım bana göre Alaçatı'nın en dürüst, en çalışkan ve en güvenilir
insanlarından, aynı zamanda gerçek bir kanaat önderidir. Ama benim için o,
bundan da fazlası: yarım asırlık bir can dostu, sevincimi de sıkıntımı de aynı
sofrada paylaştığım bir ağabeydir.
Sevgili
Özer abim; sana sağlık, huzur ve mutluluk diliyorum. Nice yıllar aynı masada
çay içip eski Alaçatı'yı konuşmak dileğiyle...
Sevgi
ve saygılarımla.

Yorumlar
Yorum Gönder