DEDE
MEMET
İnsan ömrü, geride
bıraktığı iyilikler kadar uzundur. Bazı insanlar sessiz yaşar; fakat yoklukları
en yüksek sesle hissedilir. Dede Mehmet de Alaçatı'nın böyle unutulmaz
insanlarından biriydi. Dede Mehmet, ömrünün ilk yıllarını Alaçatı'nın Karaköy
Mahallesi'nde geçirdi. Tarımla uğraşan, emeği toprağa karışmış bir ailenin
evladıydı. Babasının büyük ve küçükbaş hayvan sürüsü vardı. Ben onun babasını
da tanıdım. Herkes ona yalnızca "Kaptan" diye hitap ederdi.
Daha sonra Alaçatı
merkezine yerleşti. Önce terzi dükkânıma, daha sonra da yıllar içinde açtığım
kitabevime sık sık uğrardı. Fakat onun gelişini diğer dostlardan ayıran güzel
bir alışkanlığı vardı. Neredeyse her gelişinde elinde doğadan koparıp getirdiği
kır çiçekleri olurdu. Çiçekleri büyük bir sevgiyle bana uzatırdı. Çünkü Dede
Mehmet doğayı sever, toprağın dilinden anlardı.
Hele kara incir zamanı
geldiğinde mutlaka Karaköy'deki kendi ağaçlarından topladığı kara incirleri
bana getirirdi. O incirlerin değeri sadece meyve olmalarında değil, dostluğun
ve vefanın en güzel hediyesi olmalarındaydı. İnsan bazen bir sepet inciri
değil, bir ömrün samimiyetini hediye eder.
Gür palabıyıklarıyla
oynar, sessizce tebessüm ederdi. Uzun yıllar Hüseyin Bayır'ın benzinliğinde
çalıştı, ardından yem dükkânı açtı. Dürüstlüğüyle tanındı.
Cumhuriyet Halk
Partisi'nin Alaçatı'daki ilk üyelerindendi. İzmir mitinglerine birlikte gider,
Konak Meydanı'nda liderleri dinlerdik. Konuşmadan da saygı uyandıran
insanlardandı.
Onu 1990'lı yıllarda
kaybettik. O günden sonra Alaçatı biraz daha sessiz kaldı. Bazı insanlar
öldüklerinde yalnız ailelerini değil, bir kasabanın vicdanını da yanlarında
götürürler.
İnsan, servetiyle değil;
ardından söylenen güzel sözlerle zengin olur. Dede Mehmet de arkasında tertemiz
bir isim, unutulmayan dostluklar ve gönüllerde açan çiçekler bıraktı.
Allah
rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun.
Yorumlar
Yorum Gönder